Gün boyu kapalı bir ofiste, ekran karşısında oturduktan sonra dışarı çıkıp birkaç adım atmanın o tarifsiz rahatlığını çoğumuz biliriz. Ama o iyi hissi çoğu zaman tesadüfe bırakırız; sadece bir işe giderken ya da mecbur kaldığımızda dışarı çıkarız.
Oysa açık havada vakit geçirmek, bilinçli bir alışkanlığa dönüştüğünde hem bedene hem zihne gözle görülür biçimde iyi gelir. Üstelik bunun için ne bir kursa yazılmak ne de para harcamak gerekir. Bunun neden böyle olduğuna birlikte bakalım.
Güneş ve enerjin
İlkbahar güneşi, kış boyunca eksik kaldığımız bir şeyi geri verir. Güneş ışığına ölçülü maruz kalmak ruh hâlini destekler ve gün içindeki uyanıklığını artırabilir. Sabah saatlerinde kısa bir yürüyüş, biyolojik saatini düzenlemeye yardımcı olur ve geceleri daha rahat uyumanı kolaylaştırabilir. Kış aylarında içine kapanan, ağırlaşan bir ruh hâli için ilkbahar güneşi adeta küçük bir ilaç gibidir. Tabii güneşten faydalanırken cildini korumayı da unutmamak gerekir; güneş kremi baharda da gerekli mi sorusunu kendine sormak akıllıca olur.
Hareket çoğu zaman serbest gelir
Dört duvar arasında egzersizi sürekli erteleriz, ama açık havada hareket etmek çoğu zaman zahmet gibi gelmez. Bir parkta yürümek, bisiklete binmek ya da sadece uzun bir tur atmak, fark etmeden bedenini çalıştırır. Yürüyüş neden en kolay egzersiz yazımızda anlattığımız gibi, en erişilebilir hareket biçimi çoğu zaman ayağının altındadır. Dışarısı, spor salonuna gitmeye üşendiğin günlerde bile seni hareketli tutar.
Zihnine nefes aldırır
Açık hava sadece bedeni değil, kafanı da rahatlatır. Doğanın içinde geçirilen vakit, gün boyu biriken gerginliği azaltmaya yardımcı olabilir ve düşüncelerin dağılmasına alan açar. Telefonu bir kenara koyup birkaç dakika sadece etrafına bakmak bile zihinsel bir mola gibidir. Doğada vakit geçirmenin zihinsel faydası nedir yazımız bu konuya daha yakından bakıyor.
Nasıl alışkanlığa çevirirsin?
İyi haber şu: bunun için büyük planlara gerek yok. Öğle arasında kısa bir yürüyüş, akşam evin etrafında bir tur ya da hafta sonu yakın bir parka uzanmak, başlangıç için fazlasıyla yeterli. Önemli olan, dışarı çıkmayı günün doğal bir parçası hâline getirmek. Küçük ama düzenli adımlar, zamanla seni dışarıda daha çok zaman geçiren biri yapar. Telefonunu evde bırakıp çıkmak ya da bir arkadaşını yanına almak da, bu alışkanlığı keyifli kılan küçük dokunuşlardır.
Sonuçta açık hava bedavadır ve cömerttir. Güneşin, hareketin ve doğanın hatırına gününden birkaç dakikayı dışarıya ayır; iyi geleceğini ilk denemende anlarsın. Özellikle gün boyu içeride, ekran karşısında çalışıyorsan bu küçük molalar zihnini de bedenini de toparlar. İlkbaharın bu cömert günlerini değerlendirmek, kışın yorgunluğunu üzerinden atmanın en doğal ve en keyifli yollarından biridir.
