Aralık ayı kutlamaların, yılbaşı hazırlıklarının ve birbiri ardına kurulan bol sofraların ayıdır. Davetler, aile yemekleri ve iş yeri kutlamaları derken, sofradan sofraya koşarken mideni iyice yorduğunu fark edebilirsin. Biz erkekler çoğu zaman “kutlama bu, bugün serbest” deyip ölçüyü tamamen elden bırakırız; oysa keyifle ölçü bir arada gidebilir.

Bu yazıda Aralık şölenlerinin tadını kaçırmadan mideni nasıl koruyabileceğini konuşalım. Amaç tabağındaki her şeyden vazgeçmek değil, biraz farkındalıkla hem doyup hem de rahat kalkmak.

Sofraya nasıl bir yaklaşımla oturmalı?

Bir kutlama sofrasına aç kurt gibi oturmak, ölçüyü kaybetmenin en kısa yoludur. Sofradan önce hafif bir atıştırmalık ya da bir bardak su, açlığını dizginleyip ilk dakikalarda her şeye saldırmanı engeller. Tabağına aldıklarını yavaş yavaş yemek, beynine doyduğun sinyalinin ulaşması için zaman tanır. Büyük bir tabak yerine orta boy bir tabak seçmek de gözünü ve mideni rahatça yanıltabilir.

Bol çeşitli sofrada porsiyon dengesini nasıl kurarsın?

Kutlama sofralarının zorluğu, çok sayıda farklı lezzetin aynı anda önünde olmasıdır. Her şeyden biraz tatmak istemen doğal; bu yüzden porsiyonları küçük tutmak en mantıklısıdır. Tabağının yarısını sebze ve yeşilliğe ayırmak, ağır yemeklerin yanında dengeyi korumana yardımcı olur. Bol sofralar arasında dengeyi nasıl korursun sorusunun cevabı çoğu zaman seçici olmak ve aynı anda her şeyi yemeye çalışmamaktan geçer.

Tatlı ve içeceklerde ölçü nasıl korunur?

Aralık sofralarında asıl tuzak çoğu zaman ana yemek değil, tatlılar ve içeceklerdir. Şerbetli bir tatlının yanına bir de gazlı içecek eklemek, fark etmeden aldığın kaloriyi hızla yükseltir. Tatlıyı tabağına almadan reddetmek yerine küçük bir porsiyonla tatmin olmayı denemek daha sürdürülebilir bir yoldur. Tatlı krizini sağlıklı atlatmanın yolları arasında suyu unutmamak ve tatlıyı bir öğünün hemen ardından değil, biraz ara verip yemek de var.

Sofra sonrası mideni nasıl rahatlatırsın?

Bir kutlamadan sonra şişkinlik ve ağırlık hissetmek, çoğu zaman ne kadar değil nasıl yediğinle ilgilidir. Yemeğin hemen ardından kanepeye gömülmek yerine kısa bir yürüyüş, sindirimini belirgin biçimde rahatlatır. Bol su içmek ve bir sonraki öğünü hafif tutmak, sofranın yükünü dengelemenin basit yoludur. Birkaç günlük bir kutlama maratonunda, arada bir gün midene nefes aldırmak da iyi bir alışkanlıktır.

Aralık kutlamaları yemeği yasaklamak için değil, keyfini ölçüyle çıkarmak için bir fırsat. Sofraya tok yaklaş, porsiyonları küçük tut, tatlı ve içecekte dikkatli ol ve sonrasında midene hareketle nefes aldır. Böylece şölen bittiğinde pişmanlık değil, sadece güzel anılar kalır.