İlişkilerde isteğin zaman zaman düşmesi, neredeyse herkesin yaşadığı ama pek azının açıkça konuştuğu bir konu. Biz erkekler bunu çoğu zaman sessizce dert eder, kafamızda büyütür ve yanlış sonuçlara varırız. Oysa isteksizlik tek bir nedene bağlı değildir; genelde birkaç şeyin üst üste binmesidir.

Önce şunu netleştirelim: arada bir yaşanan dalgalanma normaldir. Sorun, bunun süreklilik kazanması ve konuşulmadan birikmesidir.

Stres ve yorgunluk

İsteğin en sık görülen düşmanı, gün boyu biriken stres ve yorgunluktur. İş yükü, uykusuzluk ve sürekli tetikte olmak, vücudun ve zihnin enerjisini başka yere kanalize eder. Yatak odasına yorgun giren biri, isteksizliği kişisel bir sorun sanabilir.

Stresin bu konudaki etkisini daha yakından görmek istersen stresin cinsel performansa etkisi nedir yazısı konuyu açıklıyor. Uykunun da bu denklemde büyük rolü var; uykunun cinsel sağlığa etkisi yazısı bunu ele alıyor.

Rutin ve tek düzelik

Uzun süren ilişkilerde her şeyin tahmin edilebilir hâle gelmesi, isteği sessizce törpüler. Bu, ilişkinin kötü olduğu anlamına gelmez; sadece tazelenmeye ihtiyaç duyduğunun işaretidir.

Rutini kırmanın neden önemli olduğunu ilişkide rutini kırmanın önemi yazısında anlatmıştık. Küçük değişiklikler bile çoğu zaman fark yaratır.

Konuşmaktan kaçınmak

İsteksizliği en çok büyüten şey, onu konuşmamaktır. İki taraf da sessiz kalınca, ortaya yanlış anlamalar ve kırgınlıklar çıkar. Açık ve yargısız bir konuşma, çoğu zaman gerginliğin yarısını çözer.

İletişimin yatak odasına etkisini iletişim yatak odasını nasıl etkiler yazısında ele aldık.

Yaşam tarzı ve genel sağlık

İsteğin pek çok kişide doğrudan genel sağlıkla bağlantılıdır. Hareketsiz bir yaşam, dengesiz beslenme, aşırı alkol ve sigara gibi alışkanlıklar zamanla enerjini ve isteğini düşürebilir. Yani bazen yatak odasındaki sorun, aslında günlük hayatın geri kalanında saklıdır.

Bu yüzden çözüm de çoğu zaman dramatik değil, yaşam tarzında küçük düzenlemelerdir. Düzenli hareket, daha iyi uyku ve dengeli bir beslenme, isteği kişiden kişiye değişen ölçülerde de olsa olumlu etkiler. Bedenini iyi hissettiğinde, isteğin de genelde kendiliğinden toparlanır.

Bir de kendine baskı yapmamayı öğren. “Sürekli istekli olmalıyım” beklentisi, gerçekçi olmadığı gibi sorunu büyütür de. Dalgalanmalar hayatın doğal parçasıdır; bunu kabullenmek, ironik biçimde isteğin geri gelmesini kolaylaştırır.

Ne yapmalısın?

İsteksizliği kişisel bir başarısızlık gibi görmek yerine, hayatındaki stres, uyku ve rutini gözden geçir. Partnerinle bunu suçlamadan, dürüstçe konuş. Çoğu zaman çözüm, dramatik bir adımda değil, hayatın dengesini yeniden kurmakta gizli. Süreklilik kazanan ve seni endişelendiren bir durumda ise bir uzmana danışmak en doğrusudur.