Yazdığın bir mesajın karşı tarafta bambaşka anlaşıldığını fark ettiğin oldu mu? Yüz yüze konuşurken jestler, ses tonu ve mimikler sözlerini yumuşatır; ama ekranda bunların hiçbiri yoktur. Geriye sadece kelimeler kalır ve aynı cümle, okuyanın o anki ruh haline göre tamamen farklı duyulabilir. Biz erkekler genelde “ben öyle demek istemedim” derdiyle baş başa kalırız.
Kış aylarında dışarıda buluşmak zorlaşınca ilişkilerin önemli bir kısmı ekrana taşınır. Bu yüzden mesajlaşmada doğru tonu tutturmak, sandığından daha çok fark yaratır. Hadi yanlış anlaşılmayı nasıl azaltacağını görelim.
Yazılı mesaj neden bu kadar kolay yanlış anlaşılır?
Bir mesaj, sesin tonundan ve yüz ifadenden yoksun olduğu için okuyanın yorumuna açıktır. Şaka olarak yazdığın kısa bir cümle, karşı tarafta soğukluk gibi algılanabilir. Özellikle tartışmalı ya da hassas konularda kısa ve net yazmak, çoğu zaman daha çok değil, daha az anlaşılmana yol açar. Önemli konuları yazışmak yerine konuşmaya bırakmak çoğu sorunu baştan engeller.
Tonunu nasıl ayarlarsın?
Mesajının tonunu belirleyen şey, kelime seçimin ve uzunluğudur. Tek kelimelik “tamam” gibi yanıtlar, sen öyle hissetmesen de kırgınlık gibi okunabilir. Aynı şekilde, art arda gönderilen çok kısa mesajlar bazen sabırsızlık gibi algılanır. Karşı tarafın enerjisine yakın bir tonla yazmak, sohbeti dengede tutar. Net olmaya çalışırken nazik kalmayı ihmal etme; iletişim becerilerini genel olarak güçlendirmek istersen iletişimi güçlendiren basit alışkanlıklar yazımız işine yarar.
Ne zaman yazmalı, ne zaman aramalısın?
Her konu mesajlaşmaya uygun değildir. Plan yapmak, kısa bilgi vermek ya da gün içinde selamlaşmak için yazışmak idealdir. Ama bir kırgınlık, ciddi bir karar ya da duygusal bir konu varsa telefonu aç ya da yüz yüze konuş. Hassas bir mesajı yazıya dökmek, çoğu zaman meseleyi büyütür; çünkü karşı taraf okurken senin niyetini değil, kendi o anki ruh halini cümleye yansıtır. Doğru kanalı seçmek, doğru kelimeleri seçmek kadar önemlidir.
Yanlış anlaşılma olduğunda ne yaparsın?
Bir mesajın yanlış anlaşıldığını fark ettiğinde savunmaya geçip uzun açıklamalara girmek yerine sade bir şekilde niyetini belirt. “Yazınca sert durmuş, kastım o değildi” demek, tartışmayı büyümeden kapatır. Sürekli aynı konuda yanlış anlaşılıyorsanız bunu yazışarak değil konuşarak ele almak gerekir. Bu tür durumları sakin yönetmek için tartışmayı kavgaya çevirmemenin yolu yazımız da yol gösterici olabilir.
Mesajlaşmada doğru ton, kelime seçimine, doğru kanalı kullanmaya ve yanlış anlaşılmayı sakin düzeltmeye bağlıdır. Hassas konuları konuşmaya bırak, tonunu karşı tarafın enerjisine göre ayarla ve yanıltıcı kısalıktan kaçın. Bu kış ekran başında geçen sohbetlerini daha az gerginlikle yürütebilirsin.
