Biz erkekler parfüm rafının önüne gelince çoğu zaman ya ilk gördüğümüze uzanırız ya da aşırı seçenek karşısında donup kalırız. Oysa sana yakışan kokuyu bulmak sandığından daha mantıklı bir iştir.

Parfüm, üzerinde taşıdığın görünmez bir imzadır; doğru seçtiğinde kişiliğini tamamlar. Hadi bu seçimi şansa bırakmadan nasıl yapacağına bakalım.

Koku aileleri neyi anlatır?

Parfümler genellikle birkaç ana koku ailesi etrafında toplanır: ferah ve narenciyemsi kokular, odunsu ve sıcak tonlar, baharatlı notalar ya da daha temiz, sabunsu kokular. Hangi ailenin sana daha yakın geldiğini bilmek, seçeneklerini daha en başta daraltır ve rafların önünde kaybolmanı önler. Birinin üzerinde harika duran bir koku, sende bambaşka durabilir; çünkü kokular cilt kimyasına göre farklı açılır. Bu yüzden başkasının önerisini körü körüne takip etmek yerine kendi tercihini keşfetmek daha sağlıklı.

Ne zaman ve nasıl denemelisin?

Parfümü denerken acele etmek en sık yapılan hatadır. Bir kokuyu bileğine sıktıktan sonra birkaç dakika beklemen gerekir; çünkü ilk anki keskin koku zamanla yumuşar ve asıl karakterini ortaya koyar. Aynı anda çok fazla parfüm denemek burnunu yorar ve ayırt etmeni zorlaştırır; bir seferde iki üç koku yeterli. Kokuları test kâğıdından çok kendi cildinde denemek, gerçek sonucu görmeni sağlar. Mümkünse seçeneği üzerinde birkaç saat taşıyıp gün içinde nasıl evrildiğini gözlemlemek en doğrusu.

Mevsim ve ortam seçimi nasıl etkiler?

Bir koku her ortama aynı şekilde uymaz. Ferah ve hafif kokular sıcak günlerde ve gündüz kullanımında daha rahat dururken, daha yoğun ve sıcak kokular soğuk günlere ve akşam buluşmalarına yakışır. İş ortamı için ölçülü, fazla baskın olmayan bir koku genellikle daha güvenli bir tercih; kapalı bir toplantı odasında ağır koku çevreni rahatsız edebilir. Yani tek bir parfüme bağlanmak yerine, farklı durumlar için birkaç seçeneğin olması işini kolaylaştırır. Zamanla hangi kokunun nereye yakıştığını sen de fark edersin.

Ne kadar ve nereye sıkmalısın?

Kokuda az çoğu zaman daha iyidir. Nabzın attığı bölgelere, yani bileklere ve boyun çevresine ölçülü miktarda sıkmak yeterli; abartmak hem seni hem etrafındakileri rahatsız edebilir. Parfümü ovuşturmamak, kokunun yapısını korur. Genel bir bakım rutiniyle birlikte düşünmek istersen sabah cilt bakımı rutini nasıl olmalı yazısına ve kokunun tarihçesi için erkek parfümeri tarihi nasıl gelişti yazısına göz atabilirsin.

Sonuçta parfüm seçimi tamamen kişisel bir keşif. Acele etme, dene, üzerinde taşı; sana en doğal gelen koku, en doğru seçimdir. Zamanla birkaç farklı kokuyu farklı durumlara göre kullanmayı öğrenir ve kendi koku imzanı oluşturursun. Modaya uymak yerine kendini iyi hissettiren kokuyu seçmek, her zaman en isabetli karardır.