Biz erkekler çoğu zaman partnerimizin ne istediğini “anlamamız gerektiğini” düşünür, ama bunu konuşmaktan çekiniriz. Sanki sormak bir eksiklikmiş gibi gelir; oysa durum tam tersidir. Anlamanın en sağlam yolu tahmin değil, dinlemek ve açık olmaktır.
Yakınlık, iki kişinin birbirini gerçekten duymasıyla derinleşir. Anlamak, doğuştan gelen bir yetenek değil; zamanla ve özenle gelişen bir alışkanlıktır. Hadi partnerini anlamanın baskı yaratmayan, samimi yollarına bakalım.
Dinlemek neden bu kadar önemli?
İsteklerini anlamanın yolu, çoğu zaman kelimelerden çok dikkatli bir kulaktan geçer. Partnerin neyi sevdiğini ya da neyle rahat olmadığını çoğu zaman doğrudan ya da dolaylı biçimde belli eder; mesele bunu fark edecek kadar açık olmaktır. Kendi varsayımlarını bir kenara koyup gerçekten dinlediğinde, çoğu şey kendiliğinden netleşir. Herkesin isteği farklıdır ve eski deneyimlerinden taşıdığın kalıpları olduğu gibi bu ilişkiye uygulamak çoğu zaman yanıltır. Bu dinleme becerisini genel ilişkide güçlendirmek için partnerine nasıl daha iyi dinleyici olursun yazısı işine yarayabilir.
Konuşmak yakınlığı nasıl artırır?
İçten bir sohbet, çoğu yanlış anlaşılmayı baştan engeller. İsteklerini ve sınırlarını rahatça konuşabilen çiftler, birbirine daha güvenli ve yakın hisseder. Bu konuşmaları yargısız, rahat bir ortamda yapmak en doğrusu; baskı altında söylenenler genellikle samimi olmaz. Konuşmak ilk başta zor gelebilir ama zamanla bu açıklık, ilişkiyi rahatlatan en güçlü alışkanlıklardan birine dönüşür. Açık iletişimi yatak odasına taşımak için partnerinle iletişimi yatak odasına nasıl taşırsın yazısı yol gösterebilir.
Baskı yaratmadan nasıl anlarsın?
Anlamaya çalışmak, sorguya çekmek anlamına gelmez. “Doğru cevabı” arar gibi ısrarcı olmak çoğu zaman ters teper ve mesafe yaratır. Bunun yerine merakla, yumuşak bir tonla yaklaşmak ve partnerine kendini ifade etmesi için alan tanımak daha verimlidir. Bir konuda çekingen davranıyorsa onu zorlamak yerine zaman tanımak, güveni korur. Karşındakinin rahat hissetmesi, açılmasının ön koşuludur.
Sözsüz işaretleri nasıl okursun?
İletişim her zaman kelimelerle olmaz; beden dili, tepkiler ve genel rahatlık hali de çok şey anlatır. Partnerinin neyle keyiflendiğini, neyle gerildiğini gözlemlemek, sözlü iletişimi tamamlar. Yine de bu işaretleri kendi kafandaki senaryoya göre yorumlamak çoğu zaman seni yanlış yere götürür. Ama sözsüz işaretleri okumak tahmine kaçmamalı; emin olmadığında nazikçe sormak her zaman en güvenli yoldur.
Sonuç olarak partnerini anlamak, sihirli bir sezgi değil; sabırlı bir dinleme ve açık bir iletişimin ürünüdür. Yargısızca dinle, rahatça konuş, baskı yapma; yakınlık çoğu zaman tam da burada büyür. İki kişinin birbirini gerçekten duyması, zamanla en güçlü bağa dönüşür. Bu çabayı sürdürdükçe, anlamanın da anlaşılmanın da kendiliğinden kolaylaştığını göreceksin.
