Telefon suya düştü, bilgisayar açılmadı, hafıza kartı bozuldu. Bunların hiçbiri başına gelmesin; ama biri gelirse, o anda aklına gelecek tek şey yıllarca biriktirdiğin fotoğraflar olur. Yedekleme, başına gelmeden önce düşünmen gereken bir konu. Kimse “keşke yedek alsaydım” demek istemez ama çoğumuz tam da o cümleyi kurana kadar erteleriz. İyi haber: bir kez kurunca kendi kendine işleyen bir rutine dönüşüyor; sonbaharın o sakin bir akşamı buna ayırmak için yeter.
3-2-1 mantığını aklında tut
Basit bir kural var: önemli dosyalarının en az iki ayrı kopyası olsun, bunlardan biri de fiziksel olarak başka bir yerde dursun. Yani hem bilgisayarında, hem harici diskte, hem de internette bir kopya. Üçü birden aynı anda gitmez. Hırsızlık, yangın ya da basit bir donanım arızası tek bir kopyayı silebilir; üç ayrı yerde duran veri ise neredeyse dokunulmazdır.
Hangi yöntem sana uygun?
- Harici disk: Düzenli aralıklarla dosyalarını kopyala. Ucuz ve hızlı; ama dolapta unutursan işe yaramaz. Ayda bir kez bağlamayı alışkanlık yap.
- Bulut depolama: Otomatik çalışır, her yerden erişirsin. Güvenliğini merak ediyorsan bulut depolama gerçekten güvenli mi yazımıza bak.
- İkisi birden: En sağlamı bu. Biri kişisel, biri uzak kopya görevini görür; biri çökse diğeri ayakta kalır.
Neyi yedekliyorsun?
Her dosya eşit değerde değil. Önce gerçekten yerine konamayacakları belirle: fotoğraflar, video arşivin, resmi belgelerin, kişisel projelerin. Bunları bir klasörde toplamak, yedeklemeyi hem hızlandırır hem de “her şeyi mi alsam” kararsızlığını ortadan kaldırır. Geri kalan, kolayca yeniden indirilebilen şeyleri yedeklemek şart değil.
Dosyalarını düzenli tut
Yedekleme, ancak düzenli bir arşivin varsa işe yarar. Her şeyin masaüstüne yığıldığı, isimsiz klasörlerin birbirine girdiği bir sistemde, bir şey kaybolduğunda yedekten bile bulup çıkarmak işkenceye döner. Fotoğrafları yıllara, belgeleri konulara göre ayırmak, hem yedeklemeyi hızlandırır hem de gerektiğinde aradığını saniyeler içinde bulmanı sağlar. Ayda bir yarım saatlik temizlik, bu düzeni ayakta tutar ve gereksiz dosyalardan da kurtulursun.
Rutini otomatiğe bağla
İşin sırrı, yedeklemeyi “hatırlamaya” bırakmamak. İnsan hafızası en kötü yedekleme planıdır. Telefonun ve bilgisayarın otomatik yedekleme ayarını aç; gerisini kendi yapsın. Arada bir de yedeğin gerçekten çalışıp çalışmadığını kontrol et. Ayrıca güvenliğini bir üst seviyeye taşımak için iki adımlı doğrulama neden önemli yazısı işine yarar. Telefonun yer sıkıntısı çekiyorsa önce telefon hafızanı nasıl boşaltırsın okumak iyi olur.
Bir de yedeğine ara sıra göz atmayı unutma. İnsanların çoğu yedek aldığını sanır, ama gerçekten ihtiyaç duyduğu gün dosyaların bozuk ya da eksik olduğunu fark eder. Yılda birkaç kez yedekten rastgele birkaç dosyayı açıp açabildiğini kontrol etmek, bu kötü sürprizi baştan engeller. Çalışan bir yedek, alındığını sandığın ama hiç denemediğin bir yedekten çok daha değerlidir.
Özetle: iki kopya tut, biri uzakta olsun, önce değerli dosyaları seç, işlemi otomatiğe bağla, ara sıra kontrol et. Bir öğleden sonra ayıracağın bu düzen, ileride seni büyük bir pişmanlıktan kurtarır.
