Hava ısındıkça kışın o ağır, kapalı botları çıkarıp kaldırma vakti gelir. Ama biz erkeklerin çoğu yaz gelince ayakkabı konusunda tıkanır: ya hâlâ kalın spor ayakkabılarla terler ya da rahat diye giydiği bir terlikle her ortama girer. Oysa yazlık ayakkabı seçeneği sandığından çok daha geniş.

Doğru yazlık ayakkabı hem ayağını serin tutar hem stilini tamamlar. Mesele, ortama ve kombine göre doğru çifti seçebilmek. Hangi seçenekler işe yarar, kısaca bakalım.

Yazın ayağı serin tutmak neden önemli?

Sıcakta ayak çok terler ve bu hem koku hem rahatsızlık demek. Kapalı, havalanmayan ayakkabılar yazın ayağı boğar. Bu yüzden yazlık ayakkabıda öncelik nefes alabilen malzemeler: keten, hafif deri, file dokular ve açık tasarımlar ayağı serin tutar.

Terle başa çıkmanın bir kısmı da ayakkabı seçiminde gizli. Nefes alan bir çift, gün boyu ayağını kuru tutar. Genel olarak ter kokusuyla başa çıkmanın yolları arasında doğru ayakkabı seçimi de var; pamuklu çorap ve ayakkabıyı dönüşümlü kullanmak da işe yarar.

Hangi ayakkabı türü hangi ortama uygun?

Günlük şehir kullanımı için hafif deri ya da süet loaferlar ideal. Çorapsız giyildiğinde hem rahat hem şık durur, gömlekle de tişörtle de uyum sağlar. Espadril ve hafif kanvas ayakkabılar ise daha rahat günler için biçilmiş kaftan.

Plaj ve havuz tarafına gelince, deri sandalet ve kaliteli terlikler iş görür. Bunları şehirde ofise giymemeye dikkat et; yer ve bağlam önemli. Yazlık şort kombinleri ile sandalet ya da kanvas ayakkabı çok uyumlu giderken, keten kumaşın yaz avantajı ndan yararlanan açık renk bir pantolonun altına loafer çok daha derli toplu durur.

Renk ve kombin nasıl tutturulur?

Yaz, renk denemek için en uygun mevsim. Beyaz, bej, açık kahve ve lacivert tonları hemen her kombine uyar. Bütün stilini sade tutuyorsan ayakkabıyla bir renk vurgusu yapabilir, ya da tam tersi ayakkabıyı nötr bırakıp kombine başka yerden renk katabilirsin.

Çorapsız giyerken bakım ve dayanıklılık

Yazlık ayakkabıların çoğu çorapsız ya da görünmez babetle giyilir; bu rahat ama ihmal edilirse hem kokuya hem de ayakkabının çabuk yıpranmasına yol açar. Deri ya da süet loaferı çorapsız giydiğinde içine doğrudan ter siner. Bunu önlemenin en kolay yolu, aynı çifti üst üste iki gün giymemek; bir gün havalandırdığın ayakkabı hem nemini atar hem kokmaz. İçine ara sıra serpeceğin bir tutam karbonatı sabah çalkalayıp boşaltırsan kokuyu büyük ölçüde alır.

Tabanı açık modellerde, yani sandalet ve espadrilde de ayağın temizliği bütün kombini etkiler; yazın açıkta kalan ayağı düzenli yıkamak, tırnakları kısa tutmak ve nasırlara dikkat etmek detay gibi görünse de fark eder. Süet ürünleri için ucuz bir su itici sprey al; sezon başında bir kez sıkmak, ani yağmurda ve plaj tozunda ayakkabını korur. Loaferın iç tabanı gevşemeye başladığında ince bir deri iç taban eklemek hem terlemeyi azaltır hem çiftin ömrünü uzatır. Bu küçük alışkanlıklarla bir yazlık ayakkabıyı tek sezon değil, yıllarca giyebilirsin.

Yazlık ayakkabı seçmek, hem rahatlık hem stil arasında denge kurmak demek. Doğru malzeme, ortama uygun model ve uyumlu renkle ayağını hem serin tutar hem her ortamda derli toplu görünürsün. Bu yaz birkaç farklı çiftle dolabını çeşitlendirmeyi dene.