Hava soğuyunca akla ilk gelen takviyelerden biri C vitamini oluyor. Eczane raflarına koşmadan önce şunu söyleyelim: günlük ihtiyacının çoğunu sofradan, doğal yoldan almak çoğu erkek için fazlasıyla mümkün. Ekim ortasında pazar tezgahları zaten bu işe çok uygun.
C vitamini suda çözünür, vücutta depolanmaz. Yani “bir seferde çok” yerine “her gün biraz” mantığı işe yarar. Mantık basit, uygulaması da öyle; günü birkaç küçük dokunuşa bölmek yeterli.
Hangi besinlerde bol bulunur?
Akla turunçgiller gelir ama liste çok daha geniş. Kırmızı ve yeşil biber, brokoli, lahana, maydanoz, kivi ve çilek de güçlü kaynaklardır. Sonbaharda pazarda bulması kolay olan birçok sebze bu açıdan zengin. Tek bir portakala sıkışıp kalmana gerek yok; çeşit, hem damağına hem de tabağının rengine iyi gelir.
Önemli bir nokta: C vitamini ısıya duyarlıdır. Sebzeyi uzun süre haşlarsan bir kısmı suya geçer, bir kısmı buharlaşır. Mümkünse çiğ tüket ya da kısa süre, az suyla, kapağı kapalı pişir; buharda pişirmek de iyi bir yol.
Menüne nasıl yedirirsin?
Büyük değişiklikler yerine küçük eklemeler düşün. Sabah kahvaltına bir kivi, öğlen tabağına bir avuç maydanoz, akşam yemeğine biraz çiğ biber. Bunların hepsi gün içinde sessizce toplanır ve fark yaratır. Salatana limon sıkmak da hem lezzet hem katkı.
Mevsime göre alışveriş yapmak hem cebine hem sofrana iyi gelir; sonbaharda hangi mevsim sebzeleri tercih edilir yazısı listeni şekillendirir. Sonbahar sofranda olması gereken yiyecekler ise bu dönemin tablosunu tamamlar.
Takviye şart mı?
Dengeli besleniyorsan çoğu durumda gıdadan aldığın yeterli olur. Yine de bir eksiklik şüphen varsa kendi kararınla yüksek doz almak yerine bir hekime danışmak en sağlıklısı. Gereğinden fazla almak fayda getirmez, sadece israf olur.
Bağışıklık tek vitamine bağlı değil
C vitamini yararlıdır ama tek başına seni hasta olmaktan korumaz. Uyku, hareket ve genel beslenme düzeni de devrede. Hava soğurken bunların hepsini birlikte düşünmek gerekir. Bu bütünü sonbaharda bağışıklığını nasıl güçlendirirsin yazısında ele aldık.
Çeşit ve renk kuralı
Pratik bir kestirme yolu var: tabağın ne kadar renkliyse, içindeki vitamin çeşidi de o kadar artar. Yeşil, kırmızı, turuncu tonlarını yan yana getirmeye çalış. Sadece C değil, mevsimin sana sunduğu birçok faydayı bir arada almış olursun. Tek bir besine yüklenmek yerine günü çeşide yaymak hem damağına hem de bağışıklığına daha çok şey katar.
Tazeyken tüket
C vitamini, kesildikten ve beklediği sürece azalır. Bu yüzden sebze ve meyveyi mümkün olduğunca taze al, hızlı tüket, uzun süre buzdolabında bekletme. Salatayı yiyeceğin zaman doğramak, suyu sıktığın anda içmek gibi küçük alışkanlıklar, sofradan aldığın katkıyı en üst seviyede tutar. Donmuş ürünler de iyi bir seçenek; çoğu zaman hasattan hemen sonra dondurulduğu için değerini büyük ölçüde korur.
Özetle: tabağına renk kat, sebzeyi az pişir, her gün biraz al. Sofradan gelen, hapla gelenden çoğu zaman daha keyifli.
