“Birazdan başlarım” deyip telefona uzandığın, yapman gereken işi gözünün önünden kaçırdığın anları hepimiz biliriz. Erteleme, çoğumuzun ortak derdi. Üstelik genelde tembellikten değil; işin büyüklüğünden, başarısızlık korkusundan ya da nereden başlayacağını bilememekten doğar.

İyi haber şu: ertelemeyi bir karakter kusuru değil, kırılabilir bir alışkanlık olarak görmek işi çok kolaylaştırır.

Neden erteliyorsun?

Erteleme çoğu zaman bir kaçış biçimidir. İş gözüne ne kadar büyük ve belirsiz görünürse, ona başlamak o kadar zorlaşır; sen de kısa vadede iyi hissettiren başka bir şeye kaçarsın. Yani sorun işin kendisi değil, gözünde büyümüş hâli. Bunu fark etmek, çözümün ilk adımı.

Ekim’in kararan akşamları bu eğilimi besler; gün erken bitince “yarın taze kafayla yaparım” demek kolaylaşır. Oysa o “yarın” çoğu zaman bir öncekinin aynısı olur. Ertelemeyi büyüten şey, işin zorluğu değil, ona dair kafanda biriktirdiğin huzursuzluktur.

Bir de mükemmeliyetçilik tuzağı var. “Doğru zamanı bekliyorum”, “elim değince düzgün yapacağım” derken iş hiç başlamaz. Çoğu zaman beklediğin o ideal an gelmez; gelse bile, başlamadan biriktirdiğin gerginlik onu zaten zehirlemiştir. Kusurlu ama başlamış bir iş, kusursuz ama hâlâ kafanda duran bir işten her zaman daha değerlidir.

Başlamayı kolaylaştıran yöntemler

Erteleme zincirini kırmanın yolu, işi başlanabilir hâle getirmekten geçer:

  • Çok küçük bir adımla başla. “Raporu yaz” yerine “ilk paragrafı aç” de. Beyin küçük adımlara çok daha az direnç gösterir.
  • Süreyi sınırla. 25 dakika çalışıp kısa mola vermek, gözünü korkutmadan ivme kazandırır.
  • Dikkat dağıtıcıları uzaklaştır. Telefonu görüş alanından çıkarmak en etkili hamlelerden biri; konuyu telefon bağımlılığını nasıl azaltırsın yazısında ayrıca konuştuk.
  • İşi gözünün önüne yaz. Akılda tutmaya çalıştığın iş büyür; kâğıda dökülen iş küçülür.
  • Kendini küçük bir ödülle destekle. İşi bitirdiğinde sevdiğin bir molayı kendine vaat etmek, başlamayı biraz daha çekici kılar.

Çoğu zaman zor olan işi yapmak değil, başlamaktır. İlk beş dakika geçtiğinde işin geri kalanı kendiliğinden gelir.

Düzen, iradeyi yedekler

Sürekli iradenle savaşmak yorucu. Bunun yerine günü öngörülebilir hâle getirmek erteleme zeminini daraltır. Belirli işleri her gün aynı saate bağladığında, “başlasam mı?” tartışması ortadan kalkar; çünkü o saat geldiğinde ne yapacağın zaten bellidir. Sabahını sağlam kurmak işine yarar; sabah rutinini nasıl daha verimli kurarsın ve zamanı verimli yönetmenin yolları yazıları bu düzeni oturtmana yardımcı olur.

Bugün küçük bir adım at

Sonuç olarak ertelemeyi yenmenin sırrı kendini zorlamak değil, başlamayı kolaylaştırmak. İşi küçült, süreyi sınırla, dikkat dağıtıcıları uzaklaştır. Bugün ertelediğin bir işi seçip sadece ilk küçük adımını at; gerisi sandığından kolay gelecek.