İlişkilerde yaşadığımız hayal kırıklıklarının çoğu, aslında karşı taraf bir şey yaptığı için değil, biz bir şey beklediğimiz halde söylemediğimiz için ortaya çıkar. Biz erkekler özellikle bu konuda zorlanırız; beklentimizi dile getirmek yerine, karşımızdakinin “anlamasını” bekleriz.
Oysa kimse aklından geçenleri okuyamaz. Konuşulmayan bir beklenti, karşılanmadığında sessiz bir kırgınlığa, zamanla da tartışmaya dönüşür. İlişkide beklentileri açıkça konuşmak, bu kırgınlıkların büyümeden çözülmesinin en sağlıklı yolu.
Beklentiyi konuşmamak neye yol açar?
Söylemediğin bir beklenti, kafanın içinde bir “kural” haline gelir. Karşı taraf bu kuralı bilmediği için ihlal eder, sen de haksızlığa uğradığını hissedersin. Aslında olan tek şey, bilmediği bir şeyi yapmamasıdır. Sen ise sessizce kırılır, bu kırgınlığı da çoğu zaman dile getirmezsin.
Bu durum tekrarlandıkça içte birikir. Küçük küçük biriken kırgınlıklar bir gün hiç beklenmedik bir anda taşar ve aslında çok daha küçük bir konuda büyük bir tartışma çıkar. Tartışmaları sağlıklı yönetmek bile, çoğu zaman zamanında konuşulmayan beklentilerin yükünü taşımak zorunda kalır.
Üstelik konuşulmayan beklentiler zamanla yanlış varsayımlara da dönüşür. “Beni sevseydi bunu anlardı” gibi düşünceler, aslında hiç dile getirilmemiş bir isteğin üstüne kurulur. Bu varsayımlar büyüdükçe ikinizin arasına görünmez bir duvar örülür; oysa tek gereken, o beklentiyi başından açıkça söylemekti.
Beklentilerini nasıl konuşursun?
İlk kural, suçlama dilinden kaçınmak. “Sen hiç şunu yapmıyorsun” yerine “benim için şu önemli, bunu birlikte konuşalım” demek, karşı tarafı savunmaya geçirmeden kapıyı açar. Beklentini bir talep gibi değil, bir paylaşım gibi sun.
Doğru zamanı seçmek de önemli. Tartışmanın ortasında değil, ikinizin de sakin olduğu bir anda konuşmak çok daha verimli olur. Öfkeliyken söylenen bir beklenti çoğu zaman bir suçlamaya dönüşür ve karşı taraf onu duymak yerine kendini savunmaya geçer. Sakin bir anda kurulan aynı cümle ise gerçekten dinlenir.
Burada dinlemek de en az konuşmak kadar değerli; ilişkide dinlemenin gücü sayesinde sadece kendi beklentini anlatmaz, karşındakinin beklentisini de duymuş olursun. Unutma, beklentileri konuşmak tek taraflı bir liste okuma değildir; karşılıklı bir alışveriştir.
Ortak bir zemin nasıl kurulur?
Beklentileri konuşmanın amacı kimin haklı olduğunu bulmak değil, ikinizin de rahat edeceği bir orta yol kurmak. Bazı beklentilerinde esnek olabilir, bazılarının senin için gerçekten önemli olduğunu net biçimde söyleyebilirsin. Bu açıklık, ilişkiye güven katar.
Beklentilerini ileride birlikte nereye varmak istediğinizle de bağlamak işe yarar; partnerinle ortak hedef belirlemek, günlük beklentileri daha büyük bir resmin parçası haline getirir.
Beklentileri konuşmak tek seferlik bir iş de değildir. İnsanlar ve ilişkiler değişir; bugün önemli olan bir şey yarın değişebilir, yeni beklentiler doğabilir. Bu yüzden bu konuşmayı arada bir tekrarlamak, ilişkiyi taze tutar. Birbirinizin neye ihtiyaç duyduğunu varsaymak yerine, zaman zaman açıkça sormak en sağlıklısıdır. Konuşmak başta zor gelebilir ama her açık konuşma, ilişkinin temelini biraz daha sağlamlaştırır. Beklentiyi içinde tutmak değil, paylaşmak yakınlaştırır.
