İlişkilerde çoğu kırgınlık büyük kavgalardan değil, dile getirilmemiş küçük beklentilerden doğar. Kafanda bir senaryo kurarsın, karşındaki onu bilmediği için davranmaz, sen de hayal kırıklığına uğrarsın.

Beklenti kötü bir şey değildir; herkesin vardır ve olması da gayet doğaldır. Mesele beklentinin kendisi değil, onu nasıl taşıdığın ve paylaştığındır. Beklentiyi görünür kıldığında, çoğu kırgınlık daha doğmadan çözülür.

Beklentiler neden hayal kırıklığı yaratır?

Çoğumuz beklentilerimizin karşımızdaki tarafından doğal olarak bilineceğini varsayarız. “Bunu zaten anlaması lazım” düşüncesi, aslında hiç söylenmemiş bir talebi karşının üzerine yıkar. O da bilmediği bir sınavda başarısız olunca ikiniz de kırılırsınız. Beklentiyi sessiz tutmak, onu yerine getirme şansını da ortadan kaldırır. Oysa karşındaki çoğu zaman istekli olsa bile ne istediğini bilmeden yardımcı olamaz.

Kendi beklentilerini tanıyor musun?

Karşından bir şey beklemeden önce kendi beklentinin ne olduğunu netleştirmek gerekir. Bazen istediğimiz şeyin somut bir hâli yoktur, sadece bir his vardır; bunu kendine bile açıklamak zaman alır. Gerçekten neye ihtiyacın olduğunu anladığında, onu paylaşmak da kolaylaşır. Ayrıca her beklentinin makul olup olmadığını da kendine dürüstçe sormakta fayda var. Bazı beklentilerin aslında geçmişten ya da başka kaynaklardan geldiğini fark etmek de aydınlatıcı olabilir.

Beklentiyi nasıl konuşursun?

Beklentiyi suçlama diliyle değil, kendi ihtiyacın olarak ifade etmek büyük fark yaratır. “Sen hiç ilgilenmiyorsun” yerine “Birlikte daha çok vakit geçirmeye ihtiyacım var” demek, karşını savunmaya itmeden konuyu açar. Bu tür konuşmaları gergin bir anda değil, ikinizin de sakin olduğu bir zamanda yapmak daha verimlidir. Dinlemeye de açık olmak, konuşmayı tek taraflı bir talep listesi olmaktan çıkarır. Tartışmaları sağlıklı yönetmek istersen tartışmayı nasıl sağlıklı yöneteceğine dair yazımız işine yarar.

Karşının beklentilerini de duy

İlişki çift taraflıdır; sen beklentilerini paylaşırken karşının da kendi beklentileri olduğunu unutmamak gerekir. Onun ne istediğini merak etmek ve sormak, hem dengeyi kurar hem ilişkiyi derinleştirir. İki tarafın beklentilerini açıkça konuştuğu bir ilişkide tahminlerin yerini bilgi alır. Bu da gereksiz alınganlıkları büyük ölçüde ortadan kaldırır.

Esneklik neden gerekli?

Sağlıklı bir ilişki, iki kişinin beklentilerinin tam olarak çakışmasıyla değil, ortada buluşabilmesiyle yürür. Her beklentinin birebir karşılanmasını istemek hem kendine hem karşına haksızlık olur. Bazı beklentilerden vazgeçebilmek, bazılarını da zamanla yeniden şekillendirmek olgun bir ilişkinin parçasıdır.

Bazı beklentilerden vazgeçebilmek, bazılarını da zamanla yeniden şekillendirmek olgun bir ilişkinin parçasıdır. İki kişinin de biraz esnediği bir ilişki, ikisinin de kazandığı bir ilişkidir.

Beklentileri yönetmek, onları yok saymak değil; görünür kılıp birlikte üzerinde konuşabilmektir. Sessiz beklentileri masaya yatırdığında, çoğu hayal kırıklığının daha doğmadan eridiğini ve aranızdaki bağın bu açıklıkla güçlendiğini görürsün.