Hayat hızlı akıyor. İş, sorumluluklar, telefon, sosyal hayat derken; bir bakıyorsun partnerinle son ne zaman doğru dürüst sohbet ettiğini hatırlamıyorsun. Aynı evi paylaşmak, aynı anı paylaşmakla her zaman aynı şey değil.
Biz erkekler ilişkilerde “zaten birlikteyiz” diye düşünüp birlikte geçirilen kaliteli zamanı ihmal etmeye yatkınız. Oysa bir ilişkiyi ayakta tutan, o paylaşılan anlardır. Lafı uzatmadan, yoğunluğun içinde birbirine zaman ayırmanın yollarına bakalım.
Neden zaman ayırmak bu kadar önemli?
Bir ilişki, sulanmayan bir bitki gibidir; ihmal edildikçe sessizce kurur. Aynı evde olup da kafan sürekli telefonda ya da işteyken, partnerin yanında ama uzakta hisseder. Bu mesafe bir anda büyümez, gün gün birikir; sonra “biz neden uzaklaştık” diye sorarsın.
Birlikte geçirilen kaliteli zaman, bu birikmeyi tersine çevirir. Mesele saat sayısı değil, o zamanın niteliği. On dakikalık bölünmemiş, gerçekten orada olduğun bir sohbet; saatlerce yan yana ama ayrı dünyalarda oturmaktan kıymetlidir. İlişkide ortak anılar biriktirmek yazısında anlattığımız gibi, paylaşılan anlar ilişkinin görünmez tutkalıdır.
Pratikte nasıl zaman yaratılır?
İlk adım, zamanı tesadüfe bırakmamak. “Fırsat olursa baş başa kalırız” demek, çoğu zaman o fırsatın hiç gelmemesi demek. Bunun yerine bilinçli bir alan aç; haftada bir akşamı, bir yürüyüşü ya da bir kahveyi sadece ikinize ayır. Düzenli olması, mükemmel olmasından önemli.
Bu zamanın kalitesini artıran şey ise dikkatin. Telefonu masaya ters çevir, ekranı bir kenara bırak. Yaz ayları bu konuda büyük avantaj; uzun akşamlar, açık hava ve hafif bir tempo birlikte vakit geçirmeyi kolaylaştırır. Birlikte yeni yerler keşfetmek de bağı tazeler; ilişkide birlikte yeni yerler keşfetmek yazısı bu konuda fikir verir. Tatil planı yapıyorsanız, yaz tatilini partnerinle planlamak yazısı da işinize yarar.
Zaman ayırmak sadece eğlence değil
Birbirine zaman ayırmak, illa gezmek ya da bir aktivite yapmak demek değil. Bazen en değerli an, sıkıntılarını paylaştığın, dinlendiğin ya da sessizce yan yana durduğun andır. Önemli olan, partnerinin senin için bir öncelik olduğunu ona hissettirmek.
Bu his, ilişkinin zor günlerinde de en sağlam dayanaktır. Düzenli olarak bir araya gelen, konuşan ve birbirini dinleyen çiftler; krizleri de daha kolay atlatır. İlişkide açık iletişimin değeri yazısında anlattığımız gibi, konuşma kanalı açık kaldıkça ilişki nefes alır.
Burada işin sırrı, küçük ama tutarlı olmakta. Yılda bir büyük jest yapmak yerine, her gün birkaç dakika gerçekten orada olmak çok daha kıymetli. Sabah çıkarken birkaç laf etmek, akşam günün nasıl geçtiğini sahiden merak etmek, bunlar görünmez ama güçlü bağlardır. Partnerin, devasa sürprizleri değil; tutarlı ilgiyi hatırlar. Yaz, bu tutarlılığı kurmak için iyi bir başlangıç; tempo düşükken yerleştirdiğin alışkanlık, yoğun döneme de taşınır.
Sonuçta yoğunluk her zaman olacak; mesele, o yoğunluğun içinde partnerine bir yer açabilmen. Zamanı planla, dikkatini ver, telefonu bırak. İlişkini ayakta tutan o küçük ama düzenli anlardır; onları ihmal etme.
