Günümüzün büyük bir kısmını iş yerinde geçiriyoruz; bazen ailemizden bile çok mesai arkadaşlarımızla vakit harcıyoruz. Bu yüzden o ortamın havası, hayat kalitemizi doğrudan etkiliyor. Gerilimli bir ofis, en sevdiğin işi bile çekilmez kılabilir.
İş arkadaşlarıyla iyi geçinmek sadece keyifli bir bonus değil; işini kolaylaştıran, stresini azaltan ve kariyerine sessizce katkı sağlayan bir şey. Bunun için sihirli bir formül yok ama işe yarayan birkaç tutum var. Bu tutumlar, abartılı bir çaba değil; tutarlı bir duruş gerektiriyor.
Güven, küçük şeylerle kurulur
Sağlam bir iş ilişkisinin temeli güvendir ve güven büyük vaatlerle değil, küçük tutarlılıklarla oluşur. Sözünü tutmak, zamanında gelmek ve üstlendiğin işi düzgün bitirmek, çevrendekilere “bu kişiye güvenebilirim” hissini verir. Tersine, sürekli ertelenen sözler ve yarım bırakılan işler, en sıcak ilişkiyi bile yıpratır. Önce kendi güvenilirliğini kur; gerisi onun üstüne oturur. İnsanlar, ne söylediğinden çok ne yaptığını hatırlar; bu yüzden tutarlılık her sözden daha çok konuşur.
Dinlemeyi öğren
İyi iletişim çoğu zaman konuşmaktan çok dinlemekle ilgilidir. Bir iş arkadaşın derdini anlatırken sözünü kesmeden dinlemek, onun fikrini ciddiye almak ve gerektiğinde “haklısın” diyebilmek, ortamı yumuşatır. Herkes haklı çıkmaya çalıştığında çalışma havası gerilir. Toplantıda kendini nasıl ifade edersin yazımızda anlattığımız gibi, kendini net ifade etmek kadar başkasını anlamak da bir beceridir.
Sınırlara saygı göster
İyi ilişki, her şeyi paylaşmak ya da sürekli iç içe olmak değildir. Herkesin yoğun olduğu anlar, kişisel alanı ve sınırları vardır; bunları gözetmek olgun bir tutumdur. Mola anını bölmemek, gereksiz dedikodudan uzak durmak ve kişisel konularda zorlamamak, ilişkinin sağlıklı kalmasını sağlar. İş yerinde sınır koymayı nasıl öğrenirsin yazımız bu dengeyi kurmana yardımcı olabilir.
Yardımlaşmayı alışkanlık yap
Çalışma ortamını asıl ısıtan şey karşılıklı destektir. Sıkıştığını gördüğün bir arkadaşına elini uzatmak, bildiğin bir şeyi paylaşmak ya da küçük bir teşekkürü esirgememek, zamanla sana da geri döner. Bu tür bir dayanışma, hem işin akışını hızlandırır hem de zor günlerde yanında insanların olmasını sağlar. İş yerinde ağ kurmanın önemi nedir sorusu da tam burada anlam kazanır. Bilgiyi saklayan değil paylaşan biri olduğunda, çevrendekiler de aynı cömertlikle karşılık verir.
Sonuçta iş arkadaşlarıyla iyi ilişki, güvenilir olmak, dinlemek, sınırlara saygı duymak ve yardımlaşmaktan geçiyor. Bunları gündelik tutumuna yedirdiğinde, hem işin hem de günün çok daha rahat geçer. Üstelik bu tür ilişkiler, zor günlerde sırtını dayayabileceğin bir destek ağına dönüşür. Herkesle yakın arkadaş olmak zorunda değilsin; ama saygılı, açık ve yardımsever bir duruş, çevrendeki herkesle sağlıklı bir zemin kurmana yeter.
