Toplantı masasında iyi bir fikrin olması bazen yetmez; o fikri doğru anda, anlaşılır biçimde ortaya koyabilmen gerekir. Çoğumuz “acaba saçma mı olur?” diye susup sonra pişman oluruz, hatta bazen aynı fikri başka biri söyleyip takdir topladığında çift kat üzülürüz.
İyi haber şu: net konuşmak doğuştan gelen bir yetenek değil, geliştirilebilir bir beceri. Birkaç basit alışkanlıkla masada daha görünür ve etkili olabilirsin. Mesele daha çok konuşmak değil, doğru anda doğru şeyi söyleyebilmek.
Hazırlıklı gir
Toplantıda en çok güven veren şey, ne söyleyeceğini önceden düşünmüş olmaktır. Gündemi baştan gözden geçirip katkı verebileceğin birkaç noktayı belirlemek, o an doğaçlama yaparken yaşanan tutukluğu büyük ölçüde azaltır. Söyleyeceklerini bir iki cümleye indirgeyerek hazırlamak, kafanın içinde dolaşan dağınık fikirleri toparlar. Hazırlık, özgüvenin en sessiz ama en güçlü kaynağıdır.
Kısa ve net konuş
Masada sözünü dinletmenin yolu çok konuşmaktan değil, doğru ve öz konuşmaktan geçer. Uzun, dağınık açıklamalar dikkati dağıtır; net ve kısa bir cümle ise akılda kalır. Çok konuşan biri bazen masada görünür olur ama söyledikleri akılda kalmaz; az ve isabetli konuşan ise sözüyle hatırlanır. Fikrini önce ana hatlarıyla söyle, ardından gerekiyorsa örnekle. “Bence şunu yapmalıyız, çünkü…” kalıbı bile düşünceni düzenli aktarmana yardımcı olur. Sunum yaparken heyecanını yenmek için de aynı sadelik işe yarar.
Beden dilini kullan
İletişimin önemli bir kısmı sözcüklerin dışında kuruluyor. Dik oturmak, göz teması kurmak ve sakin bir ses tonuyla konuşmak, söylediklerine ağırlık katar. Ellerini masanın altında saklamak yerine doğal jestlerle konuşmak da daha kendinden emin görünmeni sağlar. Heyecanlandığında nefesini biraz yavaşlatmak, hem sesini hem de duruşunu toparlar.
Dinlemeyi de göster
Kendini ifade etmek sadece konuşmak değildir; iyi dinlediğini göstermek de masadaki etkini artırır. Başkalarının söylediğine kısa bir geri dönüş yapıp üzerine fikir kurmak, hem saygı gösterir hem de seni sohbetin merkezine taşır. “Az önce şu noktaya katılıyorum, buna ek olarak…” gibi bir giriş, hem dinlediğini gösterir hem de fikrini doğal bir şekilde masaya koyar. Sözünü yarıda kesmeden, doğru anı bekleyerek katkı vermek olgun bir izlenim bırakır. Toplantı dışında kendini nasıl daha iyi ifade edersin sorusu da aynı dinleme kasıyla ilgilidir.
Bütün bu becerilerin ortak noktası, tek bir toplantıda değil, zamanla gelişmesi. İlk başta her katkıda bulunduğunda biraz zorlanabilirsin; ama her seferinde biraz daha rahatladığını fark edeceksin.
Toplantıda kendini ifade etmek cesaretle başlar ama hazırlık, sadelik ve iyi dinlemeyle olgunlaşır. Bu alışkanlıkları edindikçe, masadaki sesin doğal olarak daha güçlü çıkar.
