Kasımın sonu yaklaştı ve yıl elimizden kayıp gidiyor gibi. Çoğumuz değerlendirmeyi aralığın son haftasına, yılbaşı telaşının ortasına bırakırız. Oysa o noktada artık geç olur; sadece bir bilanço çıkarır, harekete geçecek vakit bulamazsın.
İşte kasım sonu tam da bu yüzden tatlı bir nokta. Yılı kapatmak için erken ama tembelliğe vakit bırakmayacak kadar geç. Bu birkaç hafta, geriye dönüp bakmak ve yıl kapanmadan birkaç şeyi toparlamak için biçilmiş kaftan. Gel, sakin bir muhasebe yapalım.
Yılı nasıl sağlıklı değerlendirirsin?
Yargılamadan başla. Amaç kendini eleştirmek değil, ne olduğunu net görmek. Yılın başında koyduğun hedefleri hatırla; hangileri gerçekleşti, hangileri yarım kaldı, hangileri zaten anlamını yitirdi? Bunları bir kâğıda dökmek bile zihnini şaşırtıcı biçimde toparlar.
Sadece eksiklere odaklanma; başardıklarını da yaz. Çoğu erkek yıl sonunda yalnızca yapamadıklarına bakıp moralini bozar. Oysa denge önemli. Bu bütünsel bakışı yıl sonu muhasebesi yapmak tarafında da işlemiştik; oradaki çerçeve kasım sonu için de geçerli.
Kalan haftalarda ne yapmalısın?
Değerlendirme tek başına işe yaramaz; ucundan harekete bağlanmalı. Yarım kalan ama hâlâ ulaşılabilir bir iki hedef seç ve kalan haftalara yay. Mesela ertelediğin bir sağlık kontrolü, kapatmadığın bir iş ya da görüşmeyi geciktirdiğin biri.
Bunu yıl sonu öncesi genel bir toparlanma olarak düşün. Yıl sonu öncesi hayatı toparlamak yazımız bu pratik tarafı anlatıyor. Aynı zamanda kafanda gelecek yılın taslağı da şekillenmeye başlar; yeni yıl kararlarını gerçekçi belirlemek için erkenden zemin hazırlamış olursun.
Üç başlıkta hızlı bir çerçeve
Muhasebeyi havada bırakmamak için kendine üç basit soru sor. Birincisi: “Bu yıl beni gerçekten ileri taşıyan tek şey neydi?” İster yeni bir alışkanlık, ister bir iş bağlantısı, ister bıraktığın kötü bir adet olsun, onu tek cümleyle yaz. İkincisi: “Tekrar tekrar zaman kaybettiğim, beni yorup hiçbir şey katmayan şey neydi?” Bunu adıyla yazmak, gelecek yıl ondan kaçmanı kolaylaştırır. Üçüncüsü: “Aralık bittiğinde keşke şunu yapmış olsaydım dediğim şey ne olur?” Bu üçüncü cevap, kalan haftaların gündemini neredeyse kendiliğinden belirler.
Bu üç cevabı telefonunun notuna ya da bir kâğıda almanı öneririz; aklında tutmaya çalışmak işe yaramaz, kasım sonunun telaşında uçup gider. Soğuk akşamlar zaten içeride geçiyor; haftada bir, on dakikalık bir gözden geçirmeyi rutinine ekle. Pazar akşamları çay demlerken bu üç soruyu tekrar okumak, hem yılı kapatma hissini güçlendirir hem de küçük bir disiplin kası kazandırır. Önemli olan kusursuz bir tablo değil; düzenli, dürüst ve kısa bir bakış. Aralığa girdiğinde bu notlar elinde olursa, yılbaşı kararları boşlukta kurulmuş dileklere değil, gerçekten yaşadığın bir yıla dayanır.
Kasım sonu sessiz bir fırsat. Telaşa kapılmadan, soğuk bir akşam yarım saat ayırıp yılı gözden geçirirsen hem rahatlarsın hem de aralığa daha derli toplu girersin. Yılı kapatmak da bir beceri; biraz erken davranan kazanır.
