Ocak ayının sonu geldiğinde çevrendeki herkes art arda hastalanmaya başlar. İş yerinde öksüren biri, evde grip olan bir yakının derken sıranın sana gelmesi an meselesi gibi görünür. Soğuk havanın kendisi seni hasta etmez ama kapalı ortamlarda daha çok vakit geçirmek, az hareket etmek ve düzeni kaçırmak vücudunu daha savunmasız bırakır.
İyi haber, bağışıklığını ayakta tutmak için pahalı takviyelere ya da mucize formüllere ihtiyacın yok. Asıl iş, gün içinde tekrarladığın küçük alışkanlıklarda saklı. Biz de bu yazıda kışı daha az hastalanarak geçirmen için işe yarayan birkaç temel önlemi tek tek görelim.
Uykunu neden önce halletmelisin?
Bağışıklığın en çok ihtiyaç duyduğu şey düzenli ve yeterli uykudur. Vücudun gece dinlenirken kendini onarır ve savunma sistemini yeniler; bu yüzden geç yatıp eksik uyumak seni daha kırılgan yapar. Sürekli yarım uyuyan biri, çevresindeki herkesten daha çabuk hasta olabilir. Her gece yakın saatlerde yatmaya çalışmak, tek başına bile farkı hissettiren bir adımdır. Uyku düzenin sürekli bozuluyorsa uyku düzenini bozan alışkanlıklardan kurtul yazısındaki önerilere göz atabilirsin.
Tabağına neleri eklemelisin?
Kışın sofranı renklendirmek bağışıklığına doğrudan katkı sağlar. Mevsim sebzeleri, narenciye, baklagiller ve yeşillikler vücuduna ihtiyaç duyduğu vitamin ve mineralleri verir. Tek bir besine yüklenmek yerine çeşitliliğe odaklanmak daha akıllıcadır. Tabağına farklı renklerde besinler koymak, çeşitliliği yakalamanın en pratik yoludur. Sıcak ve doyurucu bir başlangıç istiyorsan kış sofrasında çorbanın gücü yazısı tam zamanında gelecek.
Hareketi tamamen bırakmamalı mısın?
Soğukta dışarı çıkmak zorlaşınca hareket etmeyi büsbütün bırakmak kolaydır, ama bu bağışıklığını da yavaşlatır. Düzenli ve ölçülü egzersiz dolaşımı canlandırır ve kendini daha dinç hissetmeni sağlar. Evden çıkmadan da rahatça hareket edebilirsin; kışın forma girmek için kapalı alan rutini bu konuda iyi bir başlangıç noktası. Önemli olan abartmadan, sürdürülebilir bir tempo tutturmak.
Hijyen neden bu kadar önemli?
Kışın hastalıkların çoğu kapı kolu, telefon ve el sıkışma gibi yollarla bulaşır. Ellerini sık sık ve doğru biçimde yıkamak, yüzüne gereksiz yere dokunmamak basit ama çok etkili bir korunma yöntemidir. Toplu taşıma ya da kalabalık ortamlardan döndüğünde elini yıkamayı alışkanlık haline getirmek özellikle işe yarar. Kapalı ortamları ara sıra havalandırmak da biriken havayı tazeler. Bu küçük refleksler, çevrende biri hasta olsa bile senin korunma şansını ciddi biçimde artırır.
Kışın bağışıklığını korumak büyük fedakarlıklar değil, küçük tutarlılıklar ister. Düzenli uyu, çeşitli beslen, hareketi bırakma ve hijyene özen göster; bu dört temel alışkanlık bir araya geldiğinde mevsimi çok daha rahat atlatırsın. Hasta olmamak şanstan çok, alışkanlıklarına bağlıdır.
