Her yıl listenin başına “daha çok kitap okuyacağım” yazarsın ama yıl ortasına gelmeden o kitap, başucundaki tozlu bir süse dönüşür. Tanıdık geliyor mu? Çoğumuz okumak isteriz; sorun istekte değil, alışkanlığı kurmakta.
Kış akşamları aslında bunun için ideal. Dışarısı erken kararıyor, hava soğuk, evde geçirdiğin vakit artıyor. Telefonu bir kenara koyup okumaya başlamak için bundan daha uygun bir mevsim zor bulunur. Gel bu alışkanlığı nasıl gerçekten kuracağını konuşalım.
Neden bir türlü başlayamıyorsun?
İlk engel çoğu zaman büyük hedeflerdir. “Haftada bir kitap bitireceğim” deyip iki gün sonra pes etmek, kimseyi okumaya bağlamaz. Beyin küçük ve sürdürülebilir hedefleri sever. Günde on sayfa, hatta beş sayfa, hiç okumamaktan kat kat iyidir.
İkinci engel telefon. Eline kitap yerine telefonu aldığın anda dakikalar uçup gidiyor. Bu kısırdöngüyü kırmak için telefon bağımlılığını azaltmanın yolları yazısındaki yöntemler işine yarar. Okuma vaktinde telefonu başka bir odaya bırakmak bile büyük fark yaratır.
Okumayı rutinine nasıl oturtursun?
İşin sırrı, okumayı zaten var olan bir alışkanlığa bağlamakta. Akşam yatmadan önce, sabah kahveni içerken ya da işe giderken aynı vakte sabitle. Belirli bir saat, beynine “şimdi okuma zamanı” sinyali verir. Sabah rutininin gününe etkisi yazısında anlatılan mantık burada da geçerli.
Bir diğer önemli nokta kitap seçimi. Herkesin övdüğü ağır bir klasikle başlamak zorunda değilsin. Seni gerçekten merak ettiren, sayfalarını çevirmek istediğin bir kitapla başla. Zevk aldığın sürece devam edersin; zorladığın sürece bırakırsın. Başlangıçta tür önemli değil, devamlılık önemli.
Ortamı da kendine kolaylaştır. Yanında her zaman bir kitap bulundurmak, beklediğin, sıraya girdiğin ya da yolculuk yaptığın ölü zamanları okumaya çevirir. Yatağının başucunda, çantanın içinde bir kitap olması, “okuyacak vakit bulamıyorum” bahanesini büyük ölçüde ortadan kaldırır. Aslında o vakit hep vardı; sadece yanlış bir yere harcanıyordu.
Alışkanlığı nasıl korursun?
Okuduğun kitabı görebileceğin bir yerde tut; göz önünde olan, hatırlanır. Bir kitabı bitirdiğinde küçük bir tatmin yaşarsın, bu da seni bir sonrakine iter. İlerlemeni not etmek ya da basitçe bitirdiğin kitapları saymak motivasyonu canlı tutar.
Format konusunda da kendini kasma. İlle de basılı kitap olmak zorunda değil; e-kitap ya da sesli kitap da okumanın geçerli yollarıdır. Yolda, sporda ya da ev işi yaparken sesli kitap dinlemek, hiç vakit ayıramadığını sandığın anları değerlendirmenin pratik bir yolu. Önemli olan kalıp değil, içeriğe ulaşmak ve bunu sürdürmek.
Asıl mesele mükemmel olmak değil, devam etmek. Bir gün okuyamadıysan suçluluk duyma, ertesi gün kaldığın yerden başla. Kitap okumak, hayatına kattığın en değerli alışkanlıklardan biri olabilir. Daha anlamlı bir boş zaman istiyorsan hayatına bir hobi katmanın değeri yazısı da bu yolculukta sana eşlik eder.
