Biz erkekler stresi çoğu zaman görmezden gelmeyi tercih ederiz; “geçer” deyip işe döneriz. Oysa boşaltılmayan gerginlik akşama, hafta sonuna, bazen aylara birikir.

İşin iyi tarafı şu: stresi tek seferde yok etmek gerekmiyor. Onu gün içinde küçük küçük dağıtmak, biriktirip patlatmaktan çok daha kolay ve sürdürülebilir.

Günü baştan ağır kurma

Stresin çoğu, daha güne başlamadan üstlendiğimiz yükten doğar. Sabah aceleyle çıkıp telefonun ekranına gömülerek başlayan bir gün, gerginliği erkenden tetikler. Daha gözünü açar açmaz gelen bildirimler, henüz başlamamış bir günü bile yorucu kılabilir. İlk yarım saatini kendine ayırmak, telefona sarılmadan önce bir bardak su içip pencereden dışarı bakmak bile farkı hissettirir. Güne biraz boşlukla başladığında, gün içinde gelen küçük aksilikler seni o kadar sarsmaz. Sabah rutini nasıl kurulur yazısı bu konuda iyi bir başlangıç olabilir.

Nefesi bir araç gibi kullan

Gerginlik bedeni hemen ele verir: nefes hızlanır, omuzlar yukarı çıkar, çene kasılır. İşin güzel yanı, bu döngüyü bilinçli nefesle tersine çevirebilmen. Dört saniye burnundan al, dört saniye tut, altı saniye ağzından ver. Bu basit ritmi birkaç tur tekrarladığında, bedenin yavaş yavaş gevşemeye başladığını fark edersin. Bu basit ritim, sinir sistemini birkaç dakikada yatıştırmaya yardımcı olabilir. Toplantı arasında, trafikte, masanın başında; nereye gitsen yanında taşıdığın bir araçtır nefes.

Molayı hak olarak gör

Aralıksız çalışmak verimli görünür ama çoğu zaman ters teper. Beyin uzun süre tek işe kilitlendiğinde hem yavaşlar hem de gerilir. Her bir buçuk saatte bir kalkıp birkaç dakika yürümek, suyu doldurmak ya da pencereden bakmak gerginliğin birikmesini engeller. Bu kısa kopuşlar, geri döndüğünde işe daha berrak bir kafayla bakmanı da sağlar. Molayı tembellik değil, bakım gibi düşün. Aracın yağını nasıl ihmal etmiyorsan, kendi temponu da öyle koru.

Günü kapatmayı öğren

Stresin en sinsi tarafı, iş bittikten sonra da kafanın içinde dönmeye devam etmesidir. Akşam eve geçerken zihinsel bir “kapı” kur: yarına dair aklındakileri kısa bir not olarak yaz, böylece beynin onları taşımak zorunda kalmaz. Yazıya döktüğün an, o düşünceler kafanda dönmeyi büyük ölçüde bırakır. Ekranı erken kapatmak ve uyku düzenini onarmak da ertesi günün yükünü hafifletir. İyi bir gece, stresin en güçlü panzehirlerinden biridir.

Stres hayatın bir parçası; mesele onu yok etmek değil, biriktirmeden taşımayı öğrenmek. Bu alışkanlıkları bir gecede oturtman gerekmez; birini seçip birkaç hafta denemek bile farkı hissettirir. Küçük molalar, düzenli nefes ve günü kapatma alışkanlığıyla yükü çok daha hafif taşırsın. Eğer gerginlik gündelik hayatını ciddi biçimde zorluyorsa, bunu bir uzmanla konuşmak da en doğal adımlardan biridir.