Şubat sonunun gri günlerinde, kapalı ofislerde ve değişken havalarda baş ağrısı çoğumuzun ortak derdi haline gelir. Ama “başım ağrıyor” dediğin şey her zaman aynı ağrı değildir; sebebi farklı, çözümü de farklıdır. Doğru adımı atmanın ilk koşulu, hangi tür ağrıyla uğraştığını anlamaktan geçer.
Biz erkekler ağrıyı genelde bir ağrı kesiciyle geçiştirip işimize döneriz. Oysa ağrının nereden geldiğini tanımak, hem daha hızlı rahatlamanı hem de gereksiz ilaçtan kaçınmanı sağlar. Üstelik ağrının türünü bilmek, hangi günlük alışkanlığını değiştirmen gerektiğini de gösterir. Gel, üç yaygın türü birlikte ayıralım.
Gerilim tipi ağrı nasıl hissedilir?
Gerilim ağrısı en sık karşılaştığımız türdür ve çoğu zaman stres, uykusuzluk ya da uzun süre aynı pozisyonda kalmaktan tetiklenir. Başını saran bir bant gibi, iki taraflı ve künt bir baskı hissi verir. Zonklama yerine sürekli bir sıkışma şeklinde tarif edilir ve genelde günün ilerleyen saatlerinde artar. Masa başında çalışıyorsan boyun ve omuz gerginliği bu ağrıyı besler; ara verip esnemek çoğu zaman belirgin rahatlama getirir. Yeterince su içmemek ve uzun süre aç kalmak da bu tür ağrıyı tetikleyebilir, bu yüzden gün içinde düzenli mola ve sıvı alımı çoğu zaman ilaçtan önce denenmesi gereken adımlardır.
Migren ağrısını ne ayırır?
Migren genelde tek taraflıdır, zonklayıcıdır ve gerilim ağrısına göre çok daha şiddetlidir. Işığa, sese ve kokuya karşı hassasiyet, bulantı ve bazen görsel belirtiler eşlik edebilir. Ağrı dakikalar değil, çoğu zaman saatler sürer ve hareketle kötüleşir. Düzensiz uyku, açlık ya da bazı besinler atak tetikleyebilir; bu yüzden uyku düzenini bozan alışkanlıklardan kurtulmak migren sıklığını azaltmaya yardımcı olabilir.
Sinüs ağrısı neden farklıdır?
Sinüs kaynaklı ağrı, yüzün ön kısmında, alın, burun kökü ve yanaklar çevresinde basınçla kendini gösterir. Öne eğildiğinde artması tipik bir işarettir. Genelde burun tıkanıklığı, akıntı ya da geçirilmiş bir üst solunum yolu enfeksiyonuyla birlikte görülür. Kış sonu nezle ve grip dönemlerinde bu tür ağrı daha sık karşımıza çıkar; altta yatan tıkanıklık çözülünce ağrı da geriler.
Ne zaman ciddiye almalısın?
Ağrıyı türüne göre tanımak iyi bir başlangıç ama bazı durumlar bekletilemez. Aniden başlayan çok şiddetli bir ağrı, görme bozukluğu, konuşma güçlüğü, ateş ya da ensede sertlik eşlik ediyorsa zaman kaybetmeden hekime başvurmalısın. Ağrı kesicileri sık ve düzenli kullanmak da kendi başına bir sorun yaratabilir; haftada birkaç günü bulan kullanım, ağrının kalıcılaşmasına yol açabilir. Düzenli tekrarlayan ağrılar için ilaca yaslanmak yerine bir uzmana danışmak en doğrusudur.
Baş ağrısını türüne göre okumak, ona doğru tepki vermenin ilk adımıdır. Gerilim ağrısında dinlenmek ve gevşemek, migrende tetikleyicilerden kaçınmak, sinüs ağrısında altta yatan tıkanıklığı çözmek işe yarar. Vücudunun verdiği sinyali tanı, ağrıyı susturmak yerine kaynağını anlamaya çalış. Çoğu zaman çözüm hapta değil, değiştireceğin küçük bir alışkanlıkta saklıdır.
