Yılbaşı haftası geldiğinde takvim aniden dolar: bir akşam yemek, ertesi gün buluşma, hafta sonu kutlama. Biz erkekler bu dönemde “nasılsa tatil” diyerek her şeyi gevşetmeye eğilimliyizdir; geç yatarız, çok yeriz, kahveyle ayakta dururuz. Sonra ocağın ilk günü kendimizi yorgun ve ağır hissederiz.
Oysa tatilin keyfini çıkarmakla sağlığını korumak birbirinin zıttı değil. Aralık soğuğunda bağışıklığın zaten daha kırılgandır; bir de uykusuzluk ve aşırı tüketim eklenince yeni yıla hasta girmek işten bile değildir. Lafı uzatmadan, bu haftayı hem keyifli hem dengeli geçirmenin yollarına bakalım.
Kutlamada nasıl ölçülü kalınır?
Yılbaşı sofrası bol olur, bu normaldir. Mesele her şeyden tatmak ama hiçbirinde sınırı kaçırmamaktır. Tabağını bir kez doldur, ikinci tura geçmeden önce kendine birkaç dakika ver; çoğu zaman tokluk hissi gecikmeli gelir. Su içmeyi de unutma, çünkü kalabalık ve ısıtılmış ortamlarda farkında olmadan susuz kalırsın.
Alkol tüketiyorsan arasına su koy, aç karnına başlama. Ertesi günü mahveden çoğu zaman miktar değil, hız ve boş midedir. Aralık ayında zaten yorulan bağışıklığını düşünmek istersen aralık ayında bağışıklığı korumak yazısı sana iyi bir zemin sunar. Kutlamadan önce hafif bir öğün, geceyi çok daha dengeli kılar.
Uyku ve dinlenme neden bu kadar önemli?
Tatil dönemi en çok uyku düzenini bozar. Geç yatıp geç kalkmak ilk birkaç gün masum görünür ama vücudunun ritmi şaşınca enerjin düşer, iştahın ve ruh halin bozulur. Mümkün olduğunca kalkış saatini sabit tutmaya çalış; gece geç de olsa sabah çok geç saatlere kaymamak dengeni korur.
Yıl sonunun bir de görünmez yükü vardır: koşuşturma, beklentiler, kalabalık. Bu dönemde stresini hafif tutmak istiyorsan yıl sonu stresinden korunmak yazısındaki yaklaşım işine yarar. Kutlamaların arasına sessiz bir saat sıkıştırmak, kendine nefes alanı açar.
Tatilde hareketi nasıl korursun?
Soğuk ve tatil tembelliği bir araya gelince günler tamamen hareketsiz geçebilir. Oysa kısa bir yürüyüş bile sindirimine, uykuna ve enerjine iyi gelir. Aile ziyaretleri arasında mahalleyi dolaşmak ya da sabah birkaç dakika esnemek yeterlidir. Yılbaşı öncesi enerjini ayakta tutmak istersen yılbaşı öncesi enerjini korumak yazısına da göz at.
Soğuk havada bağışıklığı ayakta tutmak
Aralık sonunun bir tuzağı da kapalı, kalabalık ve ısıtılmış ortamlarda çok vakit geçirmek. Davetler ne kadar keyifli olursa olsun, bu ortamlar mikrobun en rahat yayıldığı yerlerdir; üstüne bir de yorgunluk ve uykusuzluk binince vücudun direnci düşer. Bu yüzden tatil boyunca temel birkaç şeyi sabit tut: Elini sık yıka, kalabalık ev içinde ara ara pencereyi açıp havayı değiştir ve hasta olduğunu bildiğin biriyle yakın temastan kaçın. Bunlar küçük görünür ama yeni yıla sağlam girmenin görünmeyen kahramanlarıdır.
Beslenmende de tatlı ve hamur işinin gölgesinde kalan birkaç şeyi unutma. Sofra ne kadar zengin olursa olsun, tabağına bir miktar sebze, yeşillik ve mevsim meyvesi koymaya çalış; turunçgiller bu mevsimde hem boldur hem ferahlatır. Kahveyle ayakta durmak yerine gün içinde bir bardak bitki çayı, gece ise erken bir saatte bırakılmış kafein dengeni korur. Vücudun bu haftada senden çok şey isteyecek; karşılığında ona biraz su, biraz taze besin ve birkaç saatlik düzgün uyku verirsen, ocak ayına bitkin değil, dinlenmiş ve hazır çıkarsın.
Sonuçta yılbaşı tatili kendini bırakma değil, dengeli bir mola olmalı. Ye, eğlen, dinlen; ama uykunu, suyunu ve birkaç dakikalık hareketini ihmal etme. Aralığı bu dengeyle kapatırsan, yeni yıla yorgun değil, dinlenmiş ve hazır girersin.
