Aralık geldi, hava beşte kararıyor. İşe karanlıkta gidip karanlıkta dönüyorsun. Bir de soğuk eklenince keyfin yerlerde sürünmesi şaşırtıcı değil. “Kış depresyonu” dediğimiz şey çoğumuzun az çok hissettiği bir mevsimsel düşüş; üstüne gitmeyince ağırlaşıyor. Biz erkekler bu hissi çoğu zaman “yorgunum” diye geçiştiririz, oysa altında düzeni bozulmuş bir kış rutini yatar.
İyi haber şu: küçük ve düzenli adımlar burada gerçekten fark yaratıyor. Tek bir mucize beklemek yerine günlük hayatına serpiştireceğin birkaç sade alışkanlık, yıl sonu yaklaşırken seni ayakta tutar. Biz de en çok işe yarayanları derledik.
Işığı kovala
En kıymetli kaynağın gün ışığı. Kışın gün o kadar kısa ki, ışıkla aranı iyi tutmazsan bedenin de uykuya yatmış gibi davranıyor. Öğle arasında on beş dakikalık bir yürüyüş bile ruh haline iyi geliyor; bulutlu bir günde bile dışarının ışığı, kapalı bir ofisten kat kat fazla. Mümkünse masanı pencere kenarına çek, perdeleri sabah erkenden aç ve kahvaltını gün ışığı gören bir köşede et. Karanlık akşamlarda enerjiyi yüksek tutmak ayrı bir mesele; o konuda karanlık akşamlarda motivasyonunu korumak yazımız da işine yarar.
Hareketi bırakma
Soğukta kıpırdamak istememek normal ama hareketsizlik kötü hissi besliyor. Vücut hareket ettikçe ruh hali de toparlanıyor; bunu bir hap gibi değil, küçük dozlarda alınan bir ilaç gibi düşün. Evde yapabileceğin kısa bir antrenman bile düzeni korur; evde yapılabilecek kış antrenmanları iyi bir başlangıç. Salona gitmeye üşeniyorsan günde yirmi dakikalık bir tempolu yürüyüşü hedef koy. Düzenli yürüyüşün etkisi küçümsenecek gibi değil — soğuk havada düzenli yürüyüşün faydaları tam bu mevsime göre.
Uykuyu ve bağı koru
Kış yorgunluğunun büyük kısmı bozulan uyku düzeninden geliyor. Karanlık erken bastırınca akşamı uzatıp geç yatma eğilimine giriyoruz, sabah da bitkin kalkıyoruz. Yatış-kalkış saatlerini hafta içi ve sonu fark etmeksizin sabit tutmak, ekranı yatmadan en az yarım saat önce kapatmak işe yarıyor. Üstüne kendini izole etme; kışın eve kapanmak en kolay tuzak. Bir arkadaşla buluşmak, ailene uğramak, hafta sonunu verimli geçirmenin yolları gibi küçük planlar moralini ayakta tutar.
Ne zaman ciddiye almalı?
Bu alışkanlıkların hepsi keyfini destekler ama her düşüş “mevsimsel” değildir. Birkaç haftadır sabah kalkmak bile sana ağır geliyorsa, eskiden zevk aldığın şeyler artık hiçbir şey ifade etmiyorsa, bunu bir zayıflık değil, ciddiye alınacak bir işaret say. Biz erkeklerin “hallederim” deyip ertelediği şeylerin başında bu gelir.
Toparlarken
Tek bir mucize yöntem yok; ışık, hareket, uyku ve insan teması dördü bir arada işliyor. Bunları küçük dozda ama her gün uygula, yıl sonunun karanlığını bahane etme. Kendini gerçekten dipte hissediyorsan bir uzmana danışmaktan çekinme; doğru yardım, kışı geçirmenin en hızlı yolu olabilir.
