Kış geldi mi etrafımız öksürük, hapşırık, grip sesleriyle dolar. Ofiste biri hasta olduğunda sıranın sana gelmesi an meselesidir; kapalı ortamlar ve soğuk hava virüslere adeta davetiye çıkarır. Hap ve takviyelere koşmadan önce sofrana bakmakta fayda var; çünkü bağışıklığını en doğal şekilde besleyen şey, her gün yediklerindir.

Bu yazıda mucize formüller vaat etmiyoruz; tek bir besinin seni hastalıktan koruyacağını da iddia etmiyoruz. Sadece bu mevsimde bol bulunan, ucuz ve gerçekten işe yarayan besinleri hatırlatmak istiyoruz. Doğru tercihlerle vücuduna kışı daha kolay atlatması için elinden gelen desteği verebilirsin.

C vitamini gerçekten işe yarar mı?

Turunçgiller, yani portakal, mandalina ve greyfurt tam da bu mevsimin meyveleri. C vitamini bağışıklık sistemini doğrudan iyileştiren bir mucize değil ama vücudun savunma hücrelerinin sağlıklı çalışmasına katkı sağlar. Kışın bu meyveleri günlük rutinine katmak hem keyifli hem pratik; bir poşet mandalinayı masanın üstünde tutmak, gün boyu atıştırmayı kolaylaştırır. Üstelik bu meyveler taze, ucuz ve her köşede bulunur. Tek başına yeterli olmasa da kışın bağışıklığını ayakta tutmanın yolları bütününün önemli bir parçasıdır.

Çorbanın gücü neden hafife alınmamalı?

Soğuk bir günde sıcak bir kâse çorba sadece moral değil, gerçek bir destektir. İçindeki sebzeler vitamin ve mineral taşırken, sıcak sıvı vücudunu ısıtır ve sıvı dengeni korur. Mercimekten tavuk suyuna, sebze çorbasından tarhanaya kadar her çorba farklı bir besin profili sunar. Hem doyurucu hem hafif olması, akşam yemeklerini ağırlaştırmadan beslenmeni dengeler. Kış sofrasının bu vazgeçilmezini neden bu kadar sevdiğimizi kış sofrasında çorbanın gücü yazısında daha ayrıntılı anlatıyoruz.

Sarımsak ve zencefil ne kadar etkili?

Annelerimizin kış geldi mi sofraya soktuğu sarımsak ve zencefilin halk arasındaki ünü boşuna değil. Bu besinlerin antioksidan içeriği vücudun genel direncine katkıda bulunur ve nesiller boyu kış kürlerinin baş köşesinde durmaları bir tesadüf değil. Mucizevi bir koruma sağladıklarını söylemek abartı olur, ama çaya zencefil eklemek ya da yemeklere sarımsak katmak hem lezzet hem de sağlıklı bir alışkanlıktır. Bal ve limonla hazırlanan basit bir karışım da soğuk akşamlarda boğazını rahatlatır.

Sıvı tüketimini neden ihmal ediyoruz?

Yazın susuzluk hissi bizi suya iter ama kışın bu hissi çoğu zaman fark etmeyiz. Oysa kalorifer ve soğuk hava vücudu fark ettirmeden kurutur; içerideki kuru ortam cildini de, boğazını da etkiler. Yeterli su, bitki çayları ve sıcak içecekler, hücrelerinin düzgün çalışması için şarttır. Sıcak içecekleri tercih etmek kışın su içmeyi hem kolaylaştırır hem keyifli kılar. Su içmeyi unutuyorsan, masanın üstüne bir bardak koymak gibi küçük bir alışkanlık geliştirmek bu mevsimde ayrıca önemli.

Kışı sağlıklı atlatmak pahalı takviyelerden değil, sofrandaki dengeden geçer. Mevsiminde yiyeceklere yönel, sıcak ve besleyici öğünlerle vücuduna destek ol; gerisini bedenin halleder.