Yaz gelince çoğumuzun içinde dışarı çıkıp hareket etme isteği uyanır. Güneş, açık hava, uzayan günler; hepsi seni dışarı çağırır. Ama biz erkekler bazen coşkuya kapılıp bedenimizin sıcakta farklı çalıştığını unuturuz.
Sıcakta egzersiz, serin havadakine göre kalbine ve dolaşımına daha çok yük bindirir. Birkaç basit önlemle hem keyfini kaçırmadan hem de kendini zorlamadan hareket edebilirsin.
Saat seçimi neden bu kadar önemli?
Günün en sıcak saatleri genelde 11.00 ile 16.00 arasıdır ve tam da bu aralıkta dışarıda zorlanmak en risklisidir. Güneş tepedeyken vücudun ısıyı atmakta zorlanır, terleme yetersiz kalabilir. Bunun yerine sabahın erken saatlerini ya da akşamüstü serinliğini tercih etmen daha akıllıca. Hangi saatin sana uyduğunu merak ediyorsan açık havada koşu için ideal saat hangisi yazımıza da göz atabilirsin.
Su ve tuz dengeni nasıl korursun?
Sıcakta terle birlikte kaybettiğin sadece su değil; tuz ve mineraller de gider. Bu yüzden antrenmandan önce, sırasında ve sonrasında düzenli su içmek işine yarar. Susuzluk hissini beklemek yerine küçük yudumlarla içmek genelde daha dengeli olur. Antrenmana çıkmadan yaklaşık yarım saat önce su içmek de iyi bir hazırlık olur. Uzun ve yoğun antrenmanlarda elektrolit içeren içecekler de işe yarayabilir; çünkü terle giden minerallerin yerini suya ek olarak doldurmak gerekebilir. Bu konuda yazın bol terleme su-tuz dengeni nasıl etkiler yazımız daha ayrıntılı bir bakış sunuyor.
Hangi kıyafet sıcakta rahat ettirir?
Pamuk ya da nefes alan teknik kumaşlardan, açık renkli ve bol kesim kıyafetler ısıyı dışarı atmana yardımcı olur. Koyu ve sıkı dokumalı kumaşlar ise ısıyı hapseder. Başını gölgede tutan bir şapka ve gözünü koruyan gözlük de dışarıda işini kolaylaştırır. Terini emen bir tişört, antrenman sonunda kendini çok daha iyi hissetmeni sağlar. Pamuklu giysiler ter tutup ağırlaşabilir, bu yüzden uzun antrenmanlarda nemi dışarı atan teknik kumaşlar daha kullanışlı olur. Çorap ve ayakkabı seçimine de dikkat etmek, ayağının terden boğulmasını ve su toplamasını önler.
Vücudunun uyarılarını nasıl dinlersin?
Baş dönmesi, mide bulantısı, ani halsizlik ya da terlemenin kesilmesi vücudunun “yeter” dediği anlardır. Böyle bir durumda inatla devam etmek yerine gölgeye çekilip dinlenmek ve su içmek gerekir. Yaz sıcağında biraz daha hafif programlarla ilerlemek, formdan ödün vermek değil; aksine uzun vadede istikrarını korumak demektir. Bir gün kendini iyi hissetmiyorsan, o günkü antrenmanı kısaltmak ya da gölgede hafif bir yürüyüşe çevirmek hiç de geri adım sayılmaz.
Kısacası sıcakta hareket etmek mümkün, hatta keyifli; yeter ki saatini iyi seç, suyunu eksik etme ve bedenini dinle. Aşırıya kaçmadan, kendi sınırını gözeterek ilerlersen yazı hem formda hem de keyifli geçirirsin. Yazı sağlıklı geçirmenin en güvenli yolu budur.
