Hava soğuyup rüzgar sertleşince ilk teslim olan yerlerden biri dudaklar oluyor. Kuruyup pul pul olmaları, hatta çatlayıp acıması neredeyse her kışın değişmez sahnesi.
Biz erkekler dudak bakımını çoğu zaman aklımıza bile getirmeyiz. Oysa dudak derisi yüzün geri kalanından çok daha ince ve nem tutma kapasitesi düşük; bu yüzden soğuğa ilk tepki veren yer orası olur. Birkaç basit alışkanlık bu çatlamayı baştan engeller.
Dudaklar kışın neden çatlar?
Soğuk hava ve sert rüzgar dudaktaki nemi hızla buharlaştırır. Kapalı mekanlardaki kalorifer ısısı havayı iyice kurutunca durum daha da kötüleşir. Buna bir de dudak yalama alışkanlığı eklenince çatlama kaçınılmaz olur; çünkü tükürük kuruyunca dudağı olduğundan daha çok kurutur.
Yeterince su içmemek de işi zorlaştırır. Kışın susuzluğu yazdaki gibi hissetmediğimiz için su içmeyi unuturuz ama nem ihtiyacı devam eder. Aslında dudak çatlaması, bedenin genel nem durumunun küçük bir aynasıdır.
Çatlamayı nasıl önlersin?
İşin temeli nemi içeride tutmak. Nemlendirici özellikli bir dudak balsamını gün içinde birkaç kez sürmek en pratik korumadır. Özellikle dışarı çıkmadan önce uygulamak rüzgara karşı bir kalkan görevi görür. Petrol jeli benzeri yağlı bir tabaka da gece boyunca onarımı destekler.
Dudağını yalama dürtüsüne direnmek de en az balsam kadar önemli. Bol su içmek ve kapalı mekanda nem dengesine dikkat etmek dudağı içeriden besler. Bu mantık yüzün geri kalanı için de geçerli; soğukta cilt nemini korumak ile dudak bakımı aslında aynı bütünün parçaları. Soğukta el ve yüz bakımı rutinine dudağı da eklersen yüzünün tamamı korunmuş olur.
Çatlamış dudak nasıl onarılır?
İş çatlamaya vardıysa panik yok. Onarıcı içerikli bir balsamı sık sık sür, dudağı zorlamadan nemli tut. Pul pul olmuş deriyi koparmaya çalışma; bu, iyileşmeyi geciktirir ve enfeksiyon riskini artırır. Birkaç gün düzenli bakımla dudaklar kendini toparlar.
Soğuk havada kapsamlı bir bakım planı kurmak istersen kış için kapsamlı bakım rutini iyi bir başlangıç. Dudak, bu rutinin küçük ama ihmale gelmeyen bir parçası. Cebinde bir balsam taşımak, koca kışı çatlak bir dudakla geçirmenden çok daha kolay.
Doğru balsamı seçmek
Markette raf raf dudak balsamı var ve hepsi aynı işi görmüyor. Kasım sonu soğuğunda işine yarayacak olan, parlak ama içi boş olan değil, nemi içeride tutmayı gerçekten beceren ürün. İçeriğinde shea yağı, bal mumu, jojoba ya da lanolin gibi bariyer kuran bileşenler geçen bir balsam ararsan kuru hava karşısında daha uzun dayanır. Aşırı kokulu, mentollü ya da tat veren ürünlerden ise uzak dur; bunlar dudağı serinletip iyileşmiş hissi verse de çoğu zaman daha çok kurutur ve seni dakikada bir sürmeye iter. Renksiz, sade ve onarıcı bir balsam çoğu erkek için en doğru tercihtir.
Bir de uygulama anına dikkat et. Balsamı sabah çıkmadan, öğlen kalorifere maruz kaldıktan sonra ve gece yatmadan önce sürmeyi alışkanlık hâline getir; bu üç vakit dudağın en çok nem kaybettiği anlardır. Tüpü yastığının yanına, ceketinin cebine ya da arabanın gözüne koy ki ihtiyaç anında elinin altında olsun. Bir kış boyunca tek bir balsamla idare etmek yerine ikisini birden taşımak hiç fena fikir değil. Bu küçük yatırım, çatlak dudağın hem görünüşünden hem o sızlayan acısından seni baştan kurtarır.
