Yaz yaklaşırken sahil, havuz ve denizle birlikte telefonumuzun başına gelebilecekler de aklımıza takılır. Üreticiler “su geçirmez” etiketini sıkça kullanıyor ama bu söz tam olarak ne anlama geliyor?
Biz erkekler çoğu zaman bu iddiaya güvenip telefonu suya yaklaştırmakta tereddüt etmeyiz. Oysa işin detayını bilmek, hem telefonu hem de cebini korur; gelin bakalım.
Su geçirmezlik ne anlama geliyor?
Çoğu telefon aslında “su geçirmez” değil, “suya dayanıklı” olarak tanımlanır ve bu ikisi farklı şeylerdir. Üreticiler bu dayanıklılığı genellikle IP sertifikası adı verilen bir derecelendirmeyle belirtir; bu derece toza ve suya karşı koruma seviyesini gösterir. Yani belirli bir derinlik ve süre için koruma vaat edilir, sınırsız bir garanti verilmez. Bu sınırları bilmek, telefonu gereksiz riske atmanı önler. Üstelik bu derecelendirme genellikle laboratuvar koşullarında ölçülür, gerçek hayatta tablo biraz daha değişken olabilir. Etiketteki sözü mutlak bir koruma sanmak en yaygın yanılgıdır.
Hangi koşullarda gerçekten korur?
Suya dayanıklılık testleri çoğunlukla durgun ve temiz tatlı suyla yapılır; deniz suyu, havuzdaki kimyasallar ya da basınçlı su farklı etki yaratabilir. Tuz ve klor zamanla contaları yıpratarak korumayı azaltabilir. Ayrıca bu dayanıklılık cihaz eskidikçe ve darbe aldıkça düşer. Yani yeni bir telefondaki koruma, birkaç yıl kullanılmış cihazda aynı olmayabilir. Kısacası koruma vardır ama koşullara bağlıdır.
Yine de nelere dikkat etmelisin?
Telefonun suya dayanıklı olsa bile, onu bilerek suya sokmak çoğu üreticinin garantisi dışında kalabilir. Su teması sonrası şarj girişini ıslakken kullanmamak ve cihazı kurumaya bırakmak akıllıcadır. Sahile ya da havuza giderken telefonu su geçirmez bir kılıf ya da kese içinde taşımak ekstra güven verir. Telefonu sıcaktan korumak kadar sudan korumak da yaz boyu işine yarar. Önemli fotoğraf ve verileri düzenli yedeklemek de olası bir su kazasında seni asıl kayıptan korur. Tedbir, onarım masrafından her zaman ucuzdur.
Suya dayanıklılık satın alırken belirleyici mi olmalı?
Su dayanıklılığı güzel bir özellik ama tek başına satın alma kararının merkezine koymak gerekmez. Telefonu suya sokmayı planlamıyorsan, bu özellik daha çok beklenmedik kazalara karşı bir güvence olarak değerlidir. Performans, pil ve kamera gibi günlük kullanımı etkileyen başlıklar çoğu kişi için daha belirleyicidir. Akıllı telefonunu güvende tutmanın yollarını düşünürken beklentini de gerçekçi tutmak gerekir. Özelliği bir bonus gibi düşünmek en sağlıklısı.
Özetle su geçirmez denen telefonlar aslında belirli koşullarda suya dayanıklıdır; sınırsız bir koruma sunmaz. Etiketteki dereceyi anla, deniz ve klorda temkinli ol, beklenmedik kazalar için bunu bir güvence say. Sözün gücüne değil, kendi tedbirine güvenmek her zaman daha akıllıcadır. Böylece yaz boyu telefonunu hem rahat kullanır hem de gereksiz riske atmazsın.
