Aralığın son haftaları çoğumuz için bir koşturmaca. İşte yıl kapanışı, evde hazırlıklar, sosyal davetler… Hepsi aynı anda üstüne gelince, yılbaşı gecesine vardığında zaten tükenmiş oluyorsun. Oysa o geceyi keyifle geçirmek istiyorsan, asıl mesele birkaç hafta önceden enerjini korumakta.

Biz erkekler bu dönemde “idare ederim” deyip kendimizi sonuna kadar zorlama eğilimindeyiz. Sonra da grip, halsizlik ya da tam yılbaşı akşamı patlayan bir baş ağrısıyla baş başa kalıyoruz. Birkaç basit alışkanlıkla bu tabloyu değiştirmek mümkün.

Yorgunluğu nasıl biriktirmezsin?

Yorgunluk bir anda gelmez; günlerce ihmal ettiğin uykunun, atladığın öğünlerin toplamıdır. Bu yüzden ilk kural uykunu korumak. Davet bitince geç yatsan bile ertesi gün biraz erken toparlanmaya çalış. Birkaç gece üst üste eksik uyumak, bağışıklığını da düşürür.

Kafein ve şeker bu dönemde sahte bir enerji verir. O an seni ayakta tutar ama birkaç saat sonra düşüş daha sert olur. Su içmeyi ihmal etme; soğuk havada susuzluğu hissetmesen de vücudun suya ihtiyaç duyuyor. Bu konuda aralık ayında bağışıklığı korumak için anlattıklarımız da işine yarayabilir.

Strese nasıl yer açmazsın?

Yıl sonu stresi enerjini sessizce tüketir. Yapılacaklar listesi uzadıkça omuzların geriliyorsa, listeyi küçültmenin zamanı gelmiş demektir. Her şeyi mükemmel yapmaya çalışmak yerine, gerçekten önemli olan birkaç şeye odaklan. Gerisi bekleyebilir.

Kısa molalar da işe yarıyor. Gün içinde on dakikalık bir yürüyüş, kalabalık bir alışveriş turundan sonra kafanı toparlar. Yıl sonu stresinden korunmak için uyguladığın yöntemleri bu hafta biraz daha sıkı tut.

Bedenini nasıl ayakta tutarsın?

Hareketsiz kalmak, paradoksal biçimde seni daha yorgun hissettirir. Yoğun bir hafta bile olsa günde biraz hareket etmek, kan dolaşımını canlı tutar ve enerjini toparlar. Mevsimin gereği soğukta hareketli kalmanın önemi tam da bu dönemde kendini gösteriyor.

Beslenmeni de dengede tut. Davet yemekleri ağır olabilir ama gün içinde sebze, meyve ve hafif öğünlerle dengeyi koru. Vücudun yorgunluğa karşı en iyi kalkanı düzenli beslenmedir.

Davet maratonunu nasıl yönetirsin?

Aralık dediğin bir davet zinciridir: iş yemeği, arkadaş buluşması, akrabaların açtığı sofra derken hafta nasıl geçti anlamazsın. Bütün davetlere aynı tempoda dalarsan yılbaşına bedenin çoktan pes etmiş halde varırsın. Burada işe yarayan basit bir kural var: her gece “tam” katılım şart değil. Üst üste üç davetin varsa birinde erken kalk, bir diğerine sadece bir saatliğine uğra. Sosyalliğini tamamen kapatma ama her buluşmayı sabaha kadar süren bir sınav gibi de görme. Enerjini, gerçekten önemsediğin masalara sakla.

Bir de davet sofralarındaki ufak seçimler toplamda büyük fark yaratır. Akşamın ilk içeceğini su yap, alkol alıyorsan arasına su sıkıştır; ertesi sabah kendini çok daha az ağır hissedersin. Atıştırmalıkların tamamına saldırmak yerine bir tabak doldur ve onunla yetin, böylece hem damak tadını alırsın hem de mideni gece boyu yormazsın. Eve döndüğünde, ne kadar geç olursa olsun, birkaç dakikanı yüzünü yıkayıp bir bardak su içmeye ayır. Bu küçük kapanış ritüeli, ertesi günün seni daha dinç bulmasını sağlar. Davet sezonunu sürdürülebilir kılan şey, hiçbirini kaçırmamak değil; her birinde kendine biraz pay bırakmaktır.

Yılbaşına dinç girmek, son birkaç haftayı akıllıca yönetmekle ilgili. Uykunu koru, stresi azalt, hareketli kal. O gece masanın başında enerjik oturan sen olursun.