Kasımla birlikte güneşi günde birkaç dakika ancak görüyoruz. Sabah ofise girip akşam karanlıkta çıkınca, cildinin güneşle teması neredeyse sıfıra iniyor. Bu da D vitamininin kışın en çok konuşulan eksiklerden biri olmasının başlıca nedeni. Biz erkekler de bu konuda kayıtsızız: bir sıkıntı çıkana kadar genelde aklımıza gelmiyor.

D vitamini kemikten bağışıklığa pek çok şeyle ilişkilendiriliyor. Geç sonbaharda seviyesini korumak için elinde birkaç pratik yol var. Sırayla bakalım.

Güneşten ne kadar yararlanabilirsin?

Vücudun D vitaminini büyük ölçüde güneş ışığıyla üretir. Kışın bu üretim doğal olarak düşer çünkü hem gün kısadır hem de açıkta geçirdiğin zaman azalır. Üstüne kalın kıyafetler ve kapalı, yağmurlu günler eklenince cilde ulaşan ışık iyice kısıtlanır. Yine de öğle saatlerinde kısa bir dışarı çıkış, hiç yoktan iyidir; günün en aydınlık saatini mola olarak kullanmaya çalış. Soğuk havada düzenli yürüyüşün faydaları tam da bu yüzden kışın değer kazanıyor.

Tabaktan destek

Beslenmeyle alınan miktar güneş kadar yüksek olmasa da küçümsenmez. Yağlı balıklar (somon, uskumru, sardalya), yumurta sarısı ve bazı zenginleştirilmiş ürünler bu açıdan öne çıkar. Haftada birkaç kez balık tabağına yer açmak, hem bu vitamin hem de genel beslenme için iyi bir alışkanlık. Genel olarak sağlıklı yağlar neden gereklidir sorusunu da unutma; bu vitamin yağda çözünür, yani tabağındaki dengeyle birlikte düşünülür.

Takviye gerekir mi?

Burada acele edip kendi kendine yüksek doz takviyeye başlamak doğru değil. D vitamini seviyesi kişiden kişiye değişir; bol güneşli yerde yaşayan biriyle kapalı ofiste çalışan birinin ihtiyacı aynı olmaz. En sağlıklısı bir kan tahliliyle durumunu görmek ve gerekiyorsa dozu uzmana sormak. Tahlil sonucu görmeden internetteki “herkese şu kadar damla” tavsiyelerine uymak yanıltıcı olabilir. Kışın genel bağışıklığını da güçlü tutmak istiyorsan kış öncesi bağışıklığı güçlendiren alışkanlıklar işine yarar.

Belirtileri küçümseme

Eksikliğin işaretleri çoğu zaman sinsidir ve “kış işte” deyip geçiştirilir: sürekli yorgunluk, halsizlik, sebepsiz keyifsizlik, kas ve kemiklerde belli belirsiz ağrılar. Tek başına bunlar kesin teşhis vermez ama uzun sürerse görmezden gelinmemeli. Bu belirtilerin pek çok farklı nedeni olabileceği için kendi kendine teşhis koyup takviyeye yüklenmek yerine, durumu bir uzmanla netleştirmek en sağlıklısı. Mevsimin bedenine yansımasını ciddiye almak, kışı çok daha dinç geçirmeni sağlar.

Düzeni alışkanlığa çevir

Tek seferlik çabalar bu konuda işe yaramaz; mesele kışı baştan sona kapsayan bir düzen. Öğle molasını ışığa çıkmak için kullan, balık ve yumurtayı haftalık menüne sabitle, sezon başında bir kez kontrolden geçmeyi alışkanlık hâline getir. Bu üçü oturduğunda, eksiklikle baş etmek yerine onu en baştan önlemiş olursun.

Kısa özet

Kışın D vitaminini korumanın yolu üç ayakta: güneşe çıkabildiğin kadar çık, tabağına balık ve yumurta gibi kaynakları kat, gerekirse takviyeyi ölçüp uzmana danışarak al. Kendi kafana göre yüksek doz almak yerine, önce durumunu öğrenmek en mantıklısı.