Ekim ortası geldiğinde sabahlar serinler, akşamlar kısalır ve boğaz ağrısı yeniden kapımızı çalmaya başlar. Biz erkekler çoğu zaman ilk hapşırığı görmezden geliriz; oysa boğaz, soğuk algınlığının en erken haber verdiği yerlerden biridir.
Boğazını korumak için ilaç dolabına koşmana gerek yok. Mevsim geçişinde birkaç basit alışkanlık, seni gribin pençesinden uzak tutmaya çoğu zaman yeter.
Soğukta boğazı ne yıpratır?
Hava soğudukça kapalı ortamlarda daha çok vakit geçirir, kalabalık yerlerde virüse daha açık hale geliriz. Üstüne kalorifer ve klima havayı kurutunca boğaz mukozası nemini kaybeder; kuruyan boğaz da virüse karşı doğal savunmasını zayıflatır.
Bir de ani sıcaklık değişimleri var. Terli haldeyken soğuğa çıkmak ya da sıcacık evden buz gibi sokağa fırlamak boğazı zorlar. Dışarı çıkarken atkını ihmal etme; boyun ve boğaz bölgesini sıcak tutmak göründüğünden daha etkilidir. Bu dönemde soğuk algınlığından korunmanın yolları üzerine yazdıklarımız da genel bir kalkan kurmana yardımcı olur.
Boğazını günlük olarak nasıl korursun?
İşin temeli nemli kalmaktır. Gün boyu yeterince su iç; ılık içecekler boğazı rahatlatır. Bal eklenmiş ılık bir bardak su ya da ihlamur, boğaz yandığında en sade çözümlerden biridir. Mevsime uygun sıcak içeceklerden faydalanmak istersen sonbahar için sıcak içecekler yazısı işine yarar.
Ortam havasını da unutma. Kalorifer çalışan odada hava çabuk kurur; nemlendirici kullanmak ya da odayı kısa aralıklarla havalandırmak boğazı korur. Sigara ve aşırı kuru ortam boğazı tahriş eder, mümkünse bu ikisinden uzak dur. Ellerini sık yıkamak da boğaza bulaşacak virüsü daha kapıda durdurur.
Bağışıklığını içeriden desteklemek gerekli mi?
Boğaz sağlığı sadece dışarıdan korumakla bitmez; asıl direnç içeriden gelir. C vitamini açısından zengin turunçgiller, kivi ve mevsim sebzeleri savunmana destek olur. Düzenli ve dengeli beslenmek, soğuk algınlığını atlatmayı kolaylaştırır; sonbaharda bağışıklığı güçlendirmek bu konuda iyi bir başlangıç noktasıdır.
Uyku da görünmeyen bir kalkandır. Az ve düzensiz uyuduğun dönemlerde vücut virüse daha çabuk teslim olur. Mevsim geçişinde uyku düzenini korumaya özen göster; dinlenmiş bir bedenin boğazı da daha dirençli olur. Hareketi de soğuk diye bırakma; düzenli ama abartısız bir aktivite, dolaşımı canlı tutar ve genel direncine katkı sağlar.
Bir de gözden kaçan bir nokta var: ağız ve burun sağlığı boğazla yakından bağlantılıdır. Burnun tıkalıyken ağızdan nefes almak boğazı kurutur ve tahriş eder; bu yüzden burun açıklığını korumak da boğaza dolaylı bir iyiliktir. Kalabalık ve kapalı ortamlarda fazla vakit geçirdiğin günlerde eve gelince ellerini yıkamak ve yüzüne dokunmaktan kaçınmak, boğaza ulaşacak virüsü baştan azaltır.
Boğaz ağrısı birkaç günden uzun sürüyor, yüksek ateş ya da güçlü bir halsizlik eşlik ediyorsa bunu geçiştirme; bir hekime danışmak en doğrusudur. Sıcak içecek, nemli ortam, sağlam uyku ve dengeli beslenme; bu dört sade adım, soğuk aylarda boğazını koruman için iyi bir temel kurar.
