Yıl bitmek üzere ve çoğumuzun aklında aynı cümle dolaşıyor: “Yeni yılda spora başlayacağım.” Niyet güzel ama sorun şu ki bu cümle her sene söylenir, ocak ortasında çoğu kez unutulur. Farkı yaratan şey motivasyon değil, elinde işleyen bir planın olması.
Biz erkekler genelde işe coşkuyla başlar, ilk hafta kendimizi yıpratır, ikinci hafta da kapıyı kaparız. 2020’ye girerken bu döngüyü kırmak istiyorsan, daha şimdiden planını oturtmaya başlayalım.
Hedefini nasıl belirlersin?
Plan, hedefin üzerine kurulur. “Forma gireceğim” gibi belirsiz bir cümle seni hiçbir yere götürmez. Bunun yerine ölçülebilir bir hedef koy: belli bir mesafeyi koşmak, belli bir ağırlığı kaldırmak ya da haftada üç gün düzenli antrenman yapmak gibi.
Hedefin gerçekçi olsun. Yılın ilk ayında her gün spor salonuna gitmeyi planlamak çoğu zaman hayal kırıklığıyla biter. Az ama düzenli, çoğu zaman çoktan daha iyidir. Yeni yıl için antrenman hedefi belirlemek üzerine anlattıklarımız bu adımda yol gösterir.
Programı nasıl kurarsın?
Hedefini belirledikten sonra haftalık bir iskelet çıkar. Kaç gün antrenman yapacaksın, hangi günler dinleneceksin, antrenmanlar evde mi salonda mı olacak? Bunları kâğıda dökmek, planı somutlaştırır.
Kış aylarında salona gitmek her zaman kolay olmuyor; bu yüzden evde de yapabileceğin bir alternatif belirle. Kışın evde antrenman düzeni kurarak hava ne olursa olsun programı aksatmamış olursun. Soğukta dışarı çıkmak istemediğin günlerde bu seni kurtarır.
Sürekliliği nasıl korursun?
Asıl zorluk başlamak değil, devam etmek. İlk haftaların heyecanı geçtiğinde seni ayakta tutan şey, antrenmanı günlük rutinine yerleştirmiş olmandır. Sabit bir saat seç, antrenman kıyafetini bir gün önceden hazırla, küçük engelleri ortadan kaldır.
Soğuk ve karanlık akşamlarda motivasyon düşebilir. Bunu önceden bil ve hazırlıklı ol; soğukta motivasyonu korumak için küçük ödüller ve ilerlemeni takip etmek işe yarar. İlerlediğini görmek, devam etmenin en güçlü yakıtıdır.
İlk dört haftayı nasıl tasarlarsın?
Asıl tehlike ocak ayının başında değil, ilk heyecanın söndüğü üçüncü ve dördüncü haftada saklı. Bu yüzden planını ay ay değil, hafta hafta düşün. İlk hafta tamamen alışma haftası olsun: vücudunu yıpratmadan, hareketlerin formunu öğrenmeye ve antrenman saatini hayatına oturtmaya odaklan. Ağırlıkları hafif tut, set sayısını az bırak; amaç kas yormak değil, alışkanlığın temelini atmak. İkinci haftada hacmi azıcık artır, üçüncü haftada yükü biraz daha bindir, dördüncü haftada ise bir adım geri çekilip vücuduna toparlanma şansı ver. Bu dalgalı artış, hem sakatlanma riskini düşürür hem de “fazla yüklenip pes etme” tuzağını ortadan kaldırır.
Bir de ilk aydan itibaren küçük bir not defteri tut. Her antrenmanda kaç tekrar, kaç kilo, kaç dakika yaptığını yaz. Karşına çıkan rakamlar, gözünle göremediğin ilerlemeyi sana kanıt olarak sunar; özellikle aynanın bir türlü göstermediği o ilk haftalarda devam etmeni sağlayan tek somut geri bildirim budur. Kar yağan, üşengeçliğin tavan yaptığı bir akşamda defterindeki “geçen hafta 8, bu hafta 10 tekrar” satırını görmek, çoğu motivasyon konuşmasından daha etkilidir.
İyi bir plan, 2020’yi diğer yıllardan ayıracak şey olabilir. Hedefini netleştir, programını yaz, sürekliliği koru. Ocak geldiğinde hazır ve istekli başlarsın.
