Şubat ortasındayız ve günler hâlâ kısa, gökyüzü çoğu zaman kapalı. Dışarı çıktığında üstünde kat kat giysi var, yüzün dışında neredeyse hiçbir yerine güneş değmiyor. İşte tam bu dönemde vücudunun en sessiz eksiklerinden biri devreye giriyor: D vitamini.

Biz erkekler genelde yorgunluğu yoğun tempoya, keyifsizliği havaya bağlarız. Oysa kışın seni halsiz bırakan şeyin bir kısmı düşük D vitamini olabilir. Bu yazıda neden düştüğünü, nelere dikkat etmen gerektiğini ve nasıl dengede tutacağını konuşalım.

D vitamini kışın neden düşer?

D vitamininin büyük kısmını cilt, güneş ışığıyla temas ettiğinde kendi üretir. Kışın güneş hem geç doğup erken batıyor hem de açıyı düşük geliyor. Üstüne kalın kıyafetler ve kapalı havalar eklenince cildinin ürettiği miktar ciddi şekilde azalıyor.

Gün boyu kapalı ofiste çalışıyorsan tablo daha da belirginleşir. Sabah karanlıkta işe gidip akşam karanlıkta dönen biri, haftalarca güneşi adam akıllı görmeyebilir. Bu yüzden kış, D vitamini için en zorlu mevsim sayılır.

D vitamini sadece kemik sağlığıyla da sınırlı değil. Bağışıklık sisteminin düzgün çalışması, ruh halinin dengede kalması ve kas işlevi gibi pek çok alanla bağlantılı olduğu düşünülüyor. Yani eksikliği, sandığından daha geniş bir alanı etkileyebiliyor. İşte bu yüzden kış boyunca bu konuyu büsbütün göz ardı etmemek gerekiyor.

Hangi belirtilere dikkat etmelisin?

Eksikliğin belirtileri çoğu zaman silik ve sinsidir. Sürekli yorgunluk, sebepsiz bir bezginlik, kas ve eklemlerde tutukluk, sık sık hastalanmak ilk akla gelenler. Bağışıklığın zayıfladığını hissediyorsan, kış boyunca bir grip diğerini kovalıyorsa bunu da hesaba katmakta fayda var.

Tek başına bu belirtilerden eksikliğe kesin karar veremezsin; benzer şikâyetler başka nedenlerden de gelir. Net bir cevap için en sağlıklı yol basit bir kan testi. Değerini öğrenmek, tahmin yürütmekten çok daha mantıklı. Bağışıklığını toparlamak istiyorsan kışın bağışıklığını nasıl güçlü tutarsın yazısı da işine yarar.

Eksikliği nasıl önlersin?

İlk adım, güneşi gördüğün anları değerlendirmek. Öğle saatlerinde hava açıksa kısa bir yürüyüş, hem D vitamini hem moral için iyi gelir. Düzenli yürüyüşün vücuduna faydaları bu mevsimde fazlasıyla geçerli.

Beslenme tarafında yağlı balıklar, yumurta sarısı ve zenginleştirilmiş ürünler katkı sağlar; ama tek başına ihtiyacını karşılaması zordur. Bu yüzden takviye konusunu kafana göre değil, değerini ölçtürüp bir hekime danışarak ele almalısın. Doz kişiden kişiye değişir, gelişigüzel yüksek miktarda almak doğru bir yaklaşım değildir.

Kış yorgunluğuyla bunaldığını düşünüyorsan kış yorgunluğuyla nasıl baş edersin yazısına da göz at.

Şunu da hatırlamakta fayda var: D vitamini eksikliği herkeste aynı şekilde ilerlemez. Koyu tenli olanlar, yaşı ilerleyenler ya da kapalı mekânda uzun süre vakit geçirenler için risk biraz daha yüksek olabilir. Yani kendini bu gruplardan birinde görüyorsan, kış boyunca bu konuya biraz daha dikkat etmen mantıklı. Yine de kesin yargılardan kaçın; durumun ancak ölçümle netleşir.

D vitaminini dengede tutmak, kışı daha enerjik geçirmenin en sade ama en çok ihmal edilen adımlarından biri. Güneşi azalan bu günlerde küçük bir farkındalık, baharı çok daha formda karşılamana yardımcı olur.