Temmuz geldi, termometre tırmandı. Sıcak günlerde çoğumuz “yorgunum” deyip geçiyoruz ama o yorgunluğun bir kısmı doğrudan kalbinle ilgili olabilir.
Biz erkekler kalp sağlığını genelde kışın, soğukta düşünürüz. Oysa yaz sıcağı da dolaşım sistemini ciddi biçimde zorlar. Vücudun serinlemek için cilde daha fazla kan pompalar, terle sıvı kaybedersin ve kalbin aynı işi daha zor koşulda yapmaya çalışır. Bunu bilmek, yazı daha rahat geçirmenin ilk adımı.
Sıcak kalbi neden zorlar?
Sıcakta vücudun ısısını dengelemek için damarların genişler ve cildine daha fazla kan akar. Bu sırada terleyerek su kaybedersin; kanın hacmi düşünce kalbin dengeyi korumak için daha hızlı atmak zorunda kalır. Yani serin bir günde rahatça yaptığın bir yürüyüş, sıcakta kalbine belirgin biçimde daha fazla yük bindirebilir.
Bu yükün en kolay hafifletme yolu sıvı dengen. Susamayı beklemeden, gün boyunca düzenli su içmek dolaşımını rahatlatır. Yazın bol su içmenin püf noktaları konusunda küçük alışkanlıklar edinmek, kalbin için fark yaratır. Çay ve kahveyi abartmamak da işine yarar; ikisi de kısa vadede su atımını artırır.
Sıcakta neye dikkat etmelisin?
En basit kural: günün en sıcak saatlerini, yani öğleyle akşamüstü arasını ağır efordan uzak geçir. Spor yapacaksan sabahın serinine ya da güneş çekildikten sonraya bırak. Güneş çarpmasından korunmanın yolları yazısındaki önlemler kalbini de doğrudan korur, çünkü aşırı ısınma dolaşımı en çok zorlayan durumlardan biridir.
Beslenmeni de hafiflet. Çok tuzlu ve ağır öğünler hem sindirimini zorlar hem vücudundaki su dengesini bozar. Yazın hafif akşam yemekleri tarzı seçimler, kalbini yormadan tok kalmanı sağlar. Bol sebze, meyve ve hafif protein bu mevsimde hem mideni hem dolaşımını rahatlatır.
Uyarı işaretlerini de tanı. Sıcakta ani çarpıntı, göğüste baskı, baş dönmesi ya da olağandışı bir nefes darlığı hissedersen serin bir yere geç, su iç ve geçmiyorsa hekime başvurmaktan çekinme. Bunlar küçük detaylar gibi görünse de yaz boyunca kendini iyi hissetmenin temeli.
Sadece su değil, mineral dengesini de gözet
Yazın bol terlersin ve terle birlikte yalnızca su değil, sodyum ve potasyum gibi mineraller de kaybedersin. Litrelerce sade su içip mineralleri yerine koymazsan, dolaşımı düzenleyen denge bozulabilir; baş dönmesi ve halsizlik çoğu zaman buradan gelir. Burada akıllara hemen pahalı elektrolit tozları gelir ama gündelik beslenmen bunu büyük ölçüde halleder. Bir avuç tuzlu olmayan kuruyemiş, muz, kayısı, yoğurt ya da ayran gibi seçenekler kaybettiğin minerali sade ve doğal yoldan tamamlar. Özellikle bütün gün dışarıda, sıcakta çalışıyorsan bu küçük eklemeler kalbinin işini gözle görülür biçimde kolaylaştırır.
Bir de kafein ve alkolü aynı kefeye koy. İkisi de yazın çekici gelir; soğuk bir bira ya da buzlu kahve sıcakta cezbeder. Ama her ikisi de vücudunun su atımını artırır, yani serinlerken aslında sıvı kaybedersin. Bunları tamamen bırakman gerekmez; yanına bir bardak su eklemen, dengeyi büyük ölçüde geri kurar.
Sıcak günleri korkulacak bir şey gibi görme; sadece vücudunun bu mevsimde daha fazla emek harcadığını unutma. Suyunu iç, serini kolla, ağır eforu doğru saate koy. Kalbine bu kadar özen gösterirsen yazın tadını çok daha rahat çıkarırsın.
